ÜCRET GELİRİNİN BEYANI
ÜCRET GELİRİNİN BEYANI
Ücret gelirinin beyanı
mı olur, demeyin; evet ücret geliri elde edenler de beyanname vermek durumunda
olabilir. Bunun için bazı koşulların olması gerekir. Bu yazımızda 2025 yılında
elde edilen üçret gelirlerinden hangilerinin gelir vergisi beyannamesi ile
beyan edilmesi gerektiğini açıklayalım.
Öncelikle ücretin tanımından başlayakım:
Ücret:
işverene tabi ve belirli bir
işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile
sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin; ödenek,
tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans,
aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında
ödenmiş olması veya bir ortaklık ilişkisi niteliğinde olmamak şartı ile
kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması ücretin niteliğini
değiştirmez.
Ücret gelirini meydana
getiren üç temel unsur şöyledir:
- Bir işverene tabi olma,
- Belli bir iş yerine bağlı
olma,
- Hizmetin karşılığı olarak bir
ödemenin yapılması.
Ücret gelirleri genel olarak tevkif suretiyle vergilendirilmekte olup vergi, gelirin safi tutarı üzerinden alınmaktadır.
2025 yılında tek işverenden 4.300.000 TL'ye kadar kesintiye tabi olan ücret gelirleri için beyanname verilmesine gerek yoktur.
Birden fazla işverenden kesintiye tabi olan ücret geliri elde edildiyse, birden sonraki işverenden alınan ücretlerin toplamı 2025 yılı için 330.000 TL’yi aşarsa ücret gelirlerinin tamamının beyan edilmesi gerekmektedir.
Birden fazla işverenden kesinti yoluyla vergilendirilmiş ücret geliri elde eden ücretlilerden,
birinci işverenden sonraki ücret tutarı 330.000 TL’yi aşmamakla birlikte
birinci işverenden aldıkları ücret geliri dâhil olmak üzere aldıkları
ücretlerin toplamı 2025 yılı için 4.300.000 TL’yi aşan ücretliler de yıllık
beyanname vereceklerdir.
Örnek: Birinci işverenden
alınan ücret 4.250.000,00 TL ikinci işverenden alınan ücret 250.000,00 TL ise…
İkinci işverenden alınan
ücret, her ne kadar 330.00,00 TL lik sınırı aşmıyor ise de her iki işverenden
alınan ücretin toplamı 4.300.000,00 TL lik sınırı aştığı için gelir vergisi
beyannamesi verilecektir.
Kesintiye tabi olmayan ücret gelirinin safi tutarı, 2025 yılında asgari ücretin yıllık gelir vergisi matrahını aşması halinde beyan edilmesi gerekmektedir. Bu tutar 265.256,00 TL
dir. Beyanname üzerinde kesintiye tabi olmayan ücretin beyan edilmesi halinde asgari
ücret istisnasının düşülmesi gerekir.
Ücret gelirinin beyan sınırını aşıp aşmadığının tespitinde; gerçek safi tutarın dikkate alınması gerekmektedir.
2025 dönemine ait beyana tabi ücret gelirleri için beyannamelerini 1-31 Mart 2026 tarihleri arasında vermeleri gerekmektedir.
Yurt içindeki ve yurt dışındaki sosyal güvenlik kurumlarından elde edilen
emekli, malûliyet, dul ve yetim aylıkları gelir vergisinden istisna olduğu için
beyanname verilmez.
Kanunî ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretler gelir vergisinden istisna edilmiştir.
Öte yandan; Gelir Vergisi Kanunu’na göre
çalışma gücünün asgari % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece
engelli, asgari % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece engelli,
asgari % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece engelli
sayılır ve elde ettikleri ücret gelirlerinden aşağıda belirtilen aylık
engellilik indirimi tutarları indirilir.
2026 yılında elde edilen ücret gelirlerinde
dikkate alınacak engellilik indirimi aylık tutarları şöyledir:
- Birinci derece engelliler
için 12.000 TL
- İkinci derece engelliler için
7.000 TL
- Üçüncü derece engelliler için
3.000 TL
Birden fazla
işverenden ücret alan hizmet erbabı için engellilik indirimi bunlardan yalnız
en yüksek olan ücretin vergisine uygulanır.
Hizmet erbabının
ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık
brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi
düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir.
Ücret gelirlerinin yıl
içinde tevkif suretiyle vergilendirilmesinde ve kesintiye tabi olmayan ücret
geliri elde eden ücretlilerin yıllık beyanname vermesi durumunda ücretliler
asgari ücret istisnasından yararlanırlar.
Ücret gelirini beyan eden
mükellefler yıl içinde yapmış oldukları bazı harcamaları belli şartlar ve
sınırlamalar çerçevesinde indirim konusu yapabilirler. Bu giderler; hayat/şahıs
sigorta primleri, eğitim ve sağlık harcamaları, sponsorluk harcamaları, beyan
edilecek gelirden sınırlı olarak indirilebilecek bağış ve yardımlar ile
Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım kampanyalarına makbuz karşılığı yapılan ayni
ve nakdi bağışlar, iktisadi işletmeleri hariç, Türkiye Kızılay Derneğine ve
Türkiye Yeşilay Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımlar
gibi tamamı indirilebilecek bağış ve yardımlardır.
Yıllık gelir vergisi
beyannamesinde, eğitim ve sağlık harcamaları beyan edilen gelirin %10’unu
aşmaması şartıyla matrahın tespitinde indirim konusu yapılabilecektir. Bu
indirimin yapılabilmesi için;
- Eğitim ve sağlık harcamaları
Türkiye’de yapılmalıdır.
- Gelir veya kurumlar vergisi
mükellefi olan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik
edilmelidir.
- Söz konusu harcamalar
mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olmalıdır.
Küçük çocuk; mükellefle
birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat
edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar
dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları ifade
etmektedir.
Yıllık beyannamede
matrahın tespitinde dikkate alınacak sigorta primleri ise;
- Mükellefin şahsına, eşine ve
küçük çocuklarına ait hayat sigortalarına ödenen primlerin %50’si ile
- Ölüm, kaza, hastalık, sağlık,
engellilik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primlerinin
%100’ünden,
oluşmaktadır.
Beyannamede gösterilen gelire
dâhil kazanç ve iratlardan Gelir Vergisi Kanununa göre kesilmiş bulunan
vergiler, beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilir,
mahsubu yapılan miktar gelir vergisinden fazla olursa aradaki fark vergi
dairesince mükellefe bildirilir ve mükellefin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl
içinde müracaatı üzerine kendisine red ve iade edilir.
2025 takvim yılında
elde edilen ücret gelirlerine ilişkin olarak verilecek yıllık gelir vergisi
beyannamesi üzerinden tahakkuk eden gelir vergisinin, 2026 yılının Mart ve
Temmuz aylarında iki eşit taksit olmak üzere;
- Birinci taksiti, damga
vergisi ile birlikte 31 Mart 2026,
- İkinci taksiti ise 31 Temmuz
2026,
tarihine kadar
ödenmesi gerekir.
Hizmet erbabına işverenlerce
iş yerinde veya müştemilatında yemek verilmek suretiyle
sağlanan menfaatlerin tamamı ile işverenlerce, iş yerinde veya
müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda çalışılan günlere ait bir günlük
yemek bedelinin 2026 yılı için 300 Türk lirasını aşmayan kısmı istisna
kapsamındadır. Ödemenin bu tutarı aşması halinde aşan kısım ile bu amaçla
sağlanan diğer menfaatler ücret olarak vergilendirilir.
A.Uğur GÖKALP
12.02.2026
Yorumlar
Yorum Gönder