Kayıtlar

Mart, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ESNAF

Resim
Esnafın “sattığımız malı yerine koyamıyoruz, sermayeden yiyoruz.” şeklindeki serzenişleri artınca matematik, muhasebe ve vergiyi de kapsayacak şekilde olayı basitleştirerek herkesin anlayacağı şekilde şöyle bir mizansen yazdım; okuduktan sonra kararı siz verin… Vatandaşın 1.000 TL parası var ve bir iş yapmak istiyor. “Ben bir fırın açayım ve ekmek yapıp satayım.” diyor. Kasada 1.000 TL -Sermaye 1.000 TL, işe başlıyor… Değirmenciye gidip un almak istediğini söylüyor. Değirmenci, çuvalı 200 TL den 5 çuval un satıyor bizim fırıncıya… Fırıncı aldığı bu 5 çuval un ile ekmek yapıp, satıyor ve 1200 TL hasılat elde ediyor. Fırıncı tekrar değirmenin yolunu tutuyor ve 5 çuval daha un almak istediğini söylüyor. Ama bu sefer değirmenci una %20 zam geldiğini ve 5 çuval için 1.200 TL ödemesi gerektiğini söylüyor… Bir kere işe başlamış olan fırıncı işe devam kararı alıyor ve 1.200 TL vererek 5 çuval unu alıyor ve bunlardan da ekmek yapıp 1.500 TL hasılat elde ediyor. Paraya hiç dokunmadan, yemeden, i...

BİR LİRA MI, MİLYON MU?

Resim
Bugünlerde televizyonda halka sık sık mikrofon uzatılıyor ve hayat pahalılığı, akaryakıt zammı hakkında sorular soruluyor. İşte cevaplar: * Akşama kadar çalışıyoruz; kazandığımız paranın 4' de 3' ünü mazota veriyoruz, 4' de 1' i elli milyonu da patronla yarı yarıya bölüşüyoruz. * Geçen sene depo bir milyara doluyordu, şimdi iki buçuk milyara... * Bir başkası. -Kaç yaşındasın 17 Evet. Geçen yıl yetmiş bine alıyorduk, şimdi yüz yetmiş bin... * Geçen yıl Bor`dan Niğde'ye seksen bin yakıyordu, şimdi iki yüz seksen bin... Daha neler neler!.. Kendi parasının değerinden haberi olmayan bir millet!.. Yahu arkadaşlar!... 31 Ocak 2004 tarihinde paradan 6 (altı) sıfır atıldı.  1.000.000 (bir milyon lira)  1 lira oldu.  100.000.000 (yüz milyon lira) 100 lira oldu; 1.000.000.000 ( bir milyar lira) 1.000 lira oldu... Aradan 18 yıl geçti ve hâlâ  paranın değerini bu millet öğrenemedi... Kimi üç sıfırı atarak binli rakamla ifade ederken, kimi de hâlâ altı sıfırlı söylemeye devam edi...

BU SİSTEMİN TEK KAZANANI BANKALAR.

    “Kur Korumalı Mevduat Sistemi” şeklinde yapılan düzenleme ve 20 Aralık’ta yapılan operasyon sonucunda döviz kurları bir hayli geriledi. Müdahale sonrası 11’lere düşen dolar kuru, bugünlerde 14,80’ler civarında seyrediyor. Konu, Merkez Bankası, banka ve mudi açısından ayrı ayrı değerlendirildiğinde, bu operasyondan tek karlı çıkanın bankalar olduğu açıktır. Her zaman yüksek faizden kazanan “faiz lobisi” bu kez düşük faizden kazanmayı hedeflemiştir... Kamuoyu genellikle dövizin ilk bozdurulduğu kura önem vermektedir. Döviz kurunun düşmüş olması nedeniyle 17-18 ₺ kur üzerinden döviz alanların, dövizlerini bozdurmama eğiliminde olduğunu görüyoruz. Oysa, sistemin işlerliği incelendiğinde vade başı ve vade sonu kuru ne olursa olsun, ne mudinin ne de Merkez Bankasının bir kar-zarar durumu söz konusu değildir. Buna karşın, bir yandan döviz yükümlülüğünden kurtulan, diğer yandan düşük mevduat faizi sayesinde fonlama maliyeti ucuzlayan bankaların, verdikleri kredilere ise piyasa fai...

MERAKLISINA BİR KiTAP

Resim
  "MERAKLISINA BİR KİTAP" ONURLULAR, ALÇAKLAR VE HİLEKARLAR Spinoza, Matriks ve İkinci Tür Düşünce Devrimi " Şimdiye dek yazılmamış türden bir kitap oldu. Olan biteni anlamayalım diye bilimi binbir parçaya bölmüşlerdi. Herşeyi anlayalım ve bir çıkış yolu bulalım diye felsefe ve sosyal bilimleri birleştirmeye çalıştım." diyor kitabın yazarı Dr. Halil Doğru. Bu sayfada zaman zaman okuduğum kitaplardan hoşuma giden bir kitabı "Meraklısına Bir Kitap" başlığı altında paylaşıyorum. Lütfen bunu bir ukalalık olarak görmeyin. Amacım, sadece iyi ve güzel olan şeyleri dostlarımla paylaşmak, onların da bu güzellikleri tatmalarıdır. İyilikler ve güzelliklerin paylaştıkça çoğalacağına inanıyorum. Bu kitap, bir öykü ve roman değil. Yüzlerce Kaynakçadan yararlanılarak yazılan, 839 dipnottan oluşan bir inceleme kitabı. Kitap, Hayykitap'tan Eylül 2021 de yayımlandı. Kitabın kapağındaki bir cümle "İnsanlık, seçkinlerin kirli propagandasından kurtulup do...

YAŞAMLA ÖLÜM ARASINDA İNCE BİR ÇİZGİ...

Resim
YAŞAM VE ÖLÜM İNCE BİR ÇİZGİ... Vücudumda bulunan birkaç yağ bezesini aldırmak için Ankara Güven Hastanesi'nden randevu  almıştım; araya covit girince erteledim; doktorum "Negatife geçince beni ara" dedi. Covit negatife dönünce doktorumu aradım; 17 Mart Perşembe günü saat 17,30 için anlaştık. Yatış işlemleri tamamlanınca, yatacağım odaya aldılar ve operasyon için hazırladılar...  Yapılacak işlem çok basit bir operasyon olduğu için, ısrarla gelmek isteyen oğlum, eşim ve kardeşimin hastaneye gelmelerini istemedim. Operasyon başarıyla tamamlandıktanıktan sonra beni odama çıkarıyorlar, sorulan sorulara iyiyim diye cevap veriyorum.  Daha sonra anlatılanlara göre, ameliyathaneden beni odama çıkaran ekiple aramızda şöyle bir konuşma geçiyor.  Hemşire: Nasılsın Uğur Bey?...  - İyiyim iyiyim...  Hemşire: Beni tanıdın mı, ben kimim?  - Tanıdım...  Hemşire: Kimim ben?...  - Sen, Huri Meleksin...  Gülüşmeler....  Hemşire: yanındaki erkek hasta ...