YÜRÜYEN BİJON ANAHTARI
Az kalsın doğum günüme bir gün kala göçecektim. Birçok yönden şanslıyım. Birincisi, ön teker değil arka tekerdi, ikincisi, yol boştu, önümüzde arkamızda araç yoktu. Üçüncüsü, gündüzdü ve saat 17.00 gibiydi. Dördüncüsü, Ankara’ya çok az kalmıştı, Polatlı girişine 10-12 km vardı. Böyle bir lastik patlaması ilk defa başıma geldi. Sol arka lastik, "yetim hırkasına" döndü. Zor da olsa hakimiyeti kaybetmedim ve hemen sağa çektim ve durdum. Lastik şekilde görüldüğü gibiydi. Daha önce hiç lastik değiştirmemiş olsam da, bu konuda pek beceriksiz sayılmam. Hemen kolları sıvadım, krikoyu çıkardım ve aracı kaldırdım. Tekeri sökeceğim bijon anahtarı yok. Ya nasıl olur, aracı sıfır aldım ve bu alet vardı? Aradım taradım yok. Yok oğlu yok!… Sonra kendi kendime dedim ki, oğlum bijon anahtarının dört ayağı var ve yürüyebilir ve benim bijon anahtarı yürümüştü… - Otoparka gidiyor musun? - Evet… - Anahtarı bırakıyor musun? -...