YÜRÜYEN BİJON ANAHTARI




Az kalsın doğum günüme bir gün kala göçecektim. 
Birçok yönden şanslıyım. 
Birincisi, ön teker değil arka tekerdi, 
ikincisi, yol boştu, önümüzde arkamızda araç yoktu. 
Üçüncüsü, gündüzdü ve saat 17.00 gibiydi. 
Dördüncüsü, Ankara’ya çok az kalmıştı, Polatlı girişine 10-12 km vardı. 
Böyle bir lastik patlaması ilk defa başıma geldi.  Sol arka lastik,  "yetim hırkasına" döndü. 
Zor da olsa hakimiyeti kaybetmedim ve hemen sağa çektim ve durdum. 
Lastik şekilde görüldüğü gibiydi. 
Daha önce hiç lastik değiştirmemiş olsam da, bu konuda pek beceriksiz sayılmam. Hemen kolları sıvadım, krikoyu çıkardım ve aracı kaldırdım. Tekeri sökeceğim bijon anahtarı yok. 
Ya nasıl olur, aracı sıfır aldım ve bu alet vardı?
Aradım taradım yok. 
Yok oğlu yok!…
Sonra kendi kendime dedim ki, oğlum bijon anahtarının dört ayağı var ve yürüyebilir ve benim bijon anahtarı yürümüştü…
- Otoparka gidiyor musun? 
- Evet…
- Anahtarı bırakıyor musun?
- Evet…
- İşte o zaman emeklemesini öğrenmiş olabilir.
- Yıkamaya gönderiyor musun?
- Evet…
- Eee o zaman da day day durmasını öğrenmiştir.
- Peki, servise bırakıyor musun?         
Neyse…!
Sonuçta tekeri sökemedim. 
En yakın yol yardımı. Polatlı lastikçi …… 
Alo… yolda kaldım, lastiğim patladı. 
Neredesin Abi?…
10-12 km var. 
Ne kadar?
Konum at abi…
Pekala!
Abi benim bulunduğum yere orası 40 km… 1.750 TL ye olur. 
“Nasıl 40 km, 10-12 km var-yok? Zaten işin yarısını yaptım, 5 dakikalık işin var; gel şunu 1.00 TL yap, işi bitirelim.” 
 “Mümkün değil, abi” dedi ve telefonu kapattı. 
Hayda!…
Başka yakında yol yardımı yok. 
Ankara’daki lastikçiyi aradım, durumu anlattım.
“Abi sen bekle, ben seni arayacağım” dedi.
Beş dakika sonra aradı. 
“Abi aynı lastikçiyi aramışız” demez mi!
Eeee!…
“Gelip değiştirecek, sen tekrar ara” dedi. 
Tekrar aradım, “abi sorun yok, geliyorum” dedi. 
Ve 5 dakika sonra yanımızdaydı, üç dakika sürmedi, istetmeyi taktı, IBAN'ına parasını gönderdim. Teşekkür ettim, vedalaştık…
Ve tabii daha yavaş ve daha dikkatli Ankara’ya vardık.
Ve doğum günüme bir gün kala bir yaş daha alarak şunları çıkardım.
1. Eskiler boşuna “ at, avrat, silah” dememiş, “at” yerine arabayı koy ve aracının anahtarını kimseye verme…
2. Bir aracın en önemli aksanı lastikleridir. Çünkü, aracı da, içindekileri de onlar taşıyor.
3. Uzun yola çıkmadan önce, aracın lastiklerini mutlaka kontrol et, lastik değiştirme işini mutlaka öğren ve aletlerinin tamam olup olmadığına bir kez daha bak.
4. Mutlaka yol yardımı alabileceğin birilerinin telefonu yanında olsun. 
Herkese kazasız, belasız seyahatler diliyorum, yolunuz hep aydınlık ve açık olsun…

A. Uğur GÖKALP
18.09.2024

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kızılcık Ağacı

IV- YURDUM HALLERİ

UĞUR BÖCEĞİNİN HİKAYESİ

BİRAZ DA DEVELERİ YOLSANIZ OLMAZ MI?

Küçük Kurşun Kalem

ÇİFTÇİ

MALİYECİLER ÜVEY EVLAT MI?

YAŞAMLA ÖLÜM ARASINDA İNCE BİR ÇİZGİ...

ÇANAKKALE