TUVALETTEKİ CÜZDAN Yıl 1975-76 günlerden cuma, rahmetli ağabeyim Mehmet Uçar GÖKALP Erzincan zirai mücadele biriminde ziraat teknisyeni; ziraat il müdürlüğü olarak Erzincan’dan Kemah’a meyve fidanı getiriyorlar. Tuvalet ihtiyacı için ilçenin tuvaletine gidiyor, tuvalete girer girmez yerde bir cüzdan görüyor ve cüzdanı şöyle bir ayağıyla iteliyor, içinde paralar var. Muhtemelen üstüne işemiş olmalı ki, hemen dışarı çıkıyor ve tuvaletlerin ön tarafında bulunan bakkaldan bir poşet alarak yeniden tuvalete gidiyor ve cüzdanı poşete sararak o yıllarda maliyeden emekli olmuş ve bir yazıhane açmış olan Babamın yazıhanesine gidiyor. Babama, tuvalette bir cüzdan bulduğunu anlatıyor ve birlikte masanın üzerine bir gazete sererek, itinayla cüzdanın içini masaya boşaltıyorlar. Cüzdandan o yılların Alman parası 5.000 Mark, üç tane 50 TL den 150 Lira, bir de ipe sarılı küçük bir anahtar çıkıyor, İsim falan başka hiç bir bilgi yok. 5.000 Mark o yıllarda çok iyi bir para, bu parayla rahatlıkla b...
Kayıtlar
Ağustos, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Pilevneli Şişko Perihan
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Her sabah 7 de kalkıyorum, 2 km yürüyüş yolu sonunda denize girip aynı güzergahtan geri dönüyorum. Yol üzerinde bir tabela dikkatimi çekiyor, Pilevneli > Geçtiğimiz yıl bir türlü gidemedik, bu sene baktım tabela değişmiş; “Pilevneli Şişko Perihan” olmuş. Plevne Bulgaristan’da, üstelik Plevne’de i yok. Bulgaristan bizim iken Osman Paşa günlerce Plevne’yi kahramanca savunmuş, sonunda kuşatanlar galip gelmiş ve Osman Paşa Plevne’yi teslim etmiş. Biz çocukken Osman Paşa marşını söylerdik. Tuna Nehri akmam diyor, Etrafımı yıkmam diyor, Ünü büyük Osman Paşa, Plevne'den çıkmam diyor. Tuna nehri akar gider Etrafını yıkar gider Şanlı Gazi Osman Paşa Moskofları kırar gider Böyle başlayıp uzayıp giden bir marş. İnsanımız hem Plevne’yi hem de Osman paşayı unuttuğundan, “Pilevneli” tabelası fazla iş yapmayınca, Perihan da bari tabelayı “ Şişko Perihan Plevneli” yapalım demiş… Perihan, şişkoluğunu hiç dert etmeyip, üstelik bir marka haline getirmiş; işte işletmecilik bu, dedim kendi kendime. ...
Sen Ye Torunun Ödesin!
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Adamın biri, lüks bir lokanta açmış, her gün çeşit çeşit yemekler yaparmış ama fazla müşterisi yokmuş. Bakmış olacak gibi değil, lokantanın camına “ istediğini ye iç, hesabı torunun ödesin.” diye yazmış. Bu yazıyı okuyan aç ve parasız biri, biraz düşündükten sonra dalmış lokantadan içeri, her yemekten bir kaç porsiyon, üstüne de tatlılar. Ohhh! Kalkmış tam kapıdan çıkarken garson yakalamış; “ Bir dakka abi, hesabı ödemedin” demiş ve fişi uzatmış. Adamcağız da “ Ne hesabı, camda yiyin için, hesabı torununuz ödesin “ yazıyor. Garson “efendim bu sizin hesabınız değil ki” Adamcağız “ Eee, peki bu ne o zaman? ” demiş. Garson da “ Efendim, bu dedenizin hesabı” demiş. Bizdeki durum aynen bu fıkradakine döndü. Ne var ne yok haraç mezat sattılar, verginin anayasada yazılı tarifini bir tarafa bırakıp, adaletsiz dolaylı vergilerle işi götürdüler, üstüne üstlük beşyüz milyar dolar da borçlandırdılar; bu zaman zarfında fakir daha fakir, zengin daha zengin oldu. Şimdi millet kara kara düşünüyor. Bi...
KENDİNE İYİ BAK ISPARTA
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Bir süre önce, yıllardır görmediğim bir meslektaşımdan bir telefon aldım. “Üstadım, adresinizi bildirirseniz size küçük bir hediyem olacak.” dedi, ben de yazdım gönderdim. Bu arada tatile çıktık, gönderilen paket gelmiş, adreste kimse bulunamadığı için geri gitmiş. Bir telefon daha, “üstat gönderimiz geri geldi, adresinizi tekrar bildirin.” Tatilde olduğum adresi yazdım. İki gün sonra kargo geldi. Bir kitap. Bir şehir, bir çıkmaz sokak bu kadar mı güzel anlatılır… Arkadaşlık, çocukluk, gençlik anıları, tarihler ve çok şık betimlemeler, seyahatler… Türkiye’de görmediğim bir kaç il var; bunlardan birisi Isparta. Kitabı okuduktan sonra gerçekten çok hayıflandım ve kendime kızdım desem yalan olmaz. Neden, Isparta’yı görmemişim? Meslektaşım Tufan Teksoy’un bu harika kitabını okuduktan sonra bir gül mevsiminde gideceğim Isparta’ya, fazla uzatmadan… Kitabın en çok hoşuma giden yanı, ilkokul 5. sınıf öğrencilerinin öğretmenleri için yazdıkları veda mektuplarından seçilmiş olanlar. Tabir ...