KENDİNE İYİ BAK ISPARTA
Bir süre önce, yıllardır görmediğim bir meslektaşımdan bir telefon aldım. “Üstadım, adresinizi bildirirseniz size küçük bir hediyem olacak.” dedi, ben de yazdım gönderdim. Bu arada tatile çıktık, gönderilen paket gelmiş, adreste kimse bulunamadığı için geri gitmiş. Bir telefon daha, “üstat gönderimiz geri geldi, adresinizi tekrar bildirin.” Tatilde olduğum adresi yazdım. İki gün sonra kargo geldi.
Bir kitap.
Arkadaşlık, çocukluk, gençlik anıları, tarihler ve çok şık betimlemeler, seyahatler…
Türkiye’de görmediğim bir kaç il var; bunlardan birisi Isparta.
Kitabı okuduktan sonra gerçekten çok hayıflandım ve kendime kızdım desem yalan olmaz.
Neden, Isparta’yı görmemişim?
Meslektaşım Tufan Teksoy’un bu harika kitabını okuduktan sonra bir gül mevsiminde gideceğim Isparta’ya, fazla uzatmadan…
Kitabın en çok hoşuma giden yanı, ilkokul 5. sınıf öğrencilerinin öğretmenleri için yazdıkları veda mektuplarından seçilmiş olanlar.
Tabir yerindeyse yazıların hepsi inci gibi, yazılar hem içerik olarak hem de anlatım biçimleri olarak; yazım kurallarında en küçük bir hata yok. Büyük harfler, nokta ve virgüller, soru işareti ve ünlemler. Bu kadar mı yerli yerinde olur, inanılır gibi değil.
İlkokul öğretmenini, Zehra Yörükoğlu’nu ben de rahmetle anıyorum.
Bu sınıfın öğrencilerinden iyi ve okumuş insanların çıkacağı bu yazılardan belli.
Sen de sayın meslektaşım, meslekte birlikte çalışma imkanımız olmadı; ama iyi bir maliyeci, iyi bir insandın.
Tufan kardeşim, emeğine sağlık, bu güzel hatıraları edebi bir dille çok güzel anlatmışsın; zevkle ve heyecanla çok kısa bir sürede, bir solukta derler ya, öyle okudum.
Kitabı okumanızı öneririm…
Son söz, yazmak güzel şey.
Tebrikler, Tufan kardeşim…
24.07.2023
A. Uğur GÖKALP
Yorumlar
Yorum Gönder