BİR LİRA MI, MİLYON MU?
Bugünlerde televizyonda halka sık sık mikrofon uzatılıyor ve hayat pahalılığı, akaryakıt zammı hakkında sorular soruluyor.
İşte cevaplar:
* Akşama kadar çalışıyoruz; kazandığımız paranın 4' de 3' ünü mazota veriyoruz, 4' de 1' i elli milyonu da patronla yarı yarıya bölüşüyoruz.
* Geçen sene depo bir milyara doluyordu, şimdi iki buçuk milyara...
* Bir başkası.
-Kaç yaşındasın 17
Evet.
Geçen yıl yetmiş bine alıyorduk, şimdi yüz yetmiş bin...
* Geçen yıl Bor`dan Niğde'ye seksen bin yakıyordu, şimdi iki yüz seksen bin...
Daha neler neler!..
Kendi parasının değerinden haberi olmayan bir millet!..
Yahu arkadaşlar!... 31 Ocak 2004 tarihinde paradan 6 (altı) sıfır atıldı.
1.000.000 (bir milyon lira) 1 lira oldu.
100.000.000 (yüz milyon lira) 100 lira oldu;
1.000.000.000 ( bir milyar lira) 1.000 lira oldu...
Aradan 18 yıl geçti ve hâlâ paranın değerini bu millet öğrenemedi...
Kimi üç sıfırı atarak binli rakamla ifade ederken, kimi de hâlâ altı sıfırlı söylemeye devam ediyor...
Halk böyle de, siyasiler farklı mı?
Onlar da işine nasıl gelirse öyle kullanıyor. Örneğin, yaptığı yatırımdan bahsediyorsa
"15 trilyonluk yatırım yaptık" diyor.
Zam yaptıysa, "1 lira zamandı" diyor...
Muhalefet ise yolsuzluktan bahsediyorsa
"5 trilyon götürdüler" diyor. Memura işçiye verilen zamdan bahsederken "100 lira 500 lira zam yaptılar" diyor.
Ya doğrusunu niçin kullanmıyorsun arkadaş?...
Bu nasıl iştir?...
Siz böyle söyleyince halkın da kafası karışıyor tabii ki...
En yadırgadığım, şaşırdığım şey ise şu:
Çocuk 17 yaşında, yani demem o ki, paradan altı sıfır atıldıktan sonra doğmuş. Eski bir milyon TL yi hayatında hiç görmemiş ve hiç kullanmamış; bu niye yeni TL den konuşmuyor; anlaşılır gibi değil...
17 yaşında olduğuna göre lise mezunu ya da lise sonda...
Bu nasıl bir eğitim ki, hâlâ paranın değerini öğretememişler...
Ne diyeyim!...
***
Yeni TL'nin piyasaya sürüldüğü gün olan
01 Ocak 2005 tarihinin ardından, piyasaların açıldığı ilk gün Merkez Bankası verilerine göre 1 ABD dolarının alış fiyatı 1,3383 YTL iken, satış fiyatı ise 1,3448 YTL olarak kayıtlara geçmişti.
Aynı tarihte 1 euro ise 1,8105 YTL'den alınırken, satışı 1,8192'den yapılıyordu.
Bugünkü kurları ise herkes biliyor...
***
Hani bir de bizim şöyle de bir çözümümüz vardı, hatırlarsanız?
Vatandaş anayasaya uymuyorsa, anayasayı vatandaşa uydurma durumu.
Şimdi bu da aynı... Vatandaş yeni TL'ye uymadıysa, yeni TL'yi vatandaşa uydurma durumu; sonuç oraya doğru gidiyor.
***
Bir başka hatırlatma, Ekonomi hocam rahmetli Onur Kumbaracıbaşı bakan olduğu 1992-93 lü yıllarda da paradan sıfır atılması gündeme gelmişti. Ve onur Hoca enflasyonis ortamda paradan sıfır atmanın bir anlamı olamayacağını, önemli olanın enflasyonu sıfıra indirmek olduğunu, ondan sonra ancak sıfır atılabileceğini söylemiş ve o zaman üç sıfır atılmasına karşı çıkmıştı. Nitekim, haklı çıktı ve on yıl içinde paraya üç sıfır daha eklendi ve paramız altı sıfırlı oldu.
Ondan sonra altı sıfır attık.
18 yıl sonra, attığımız sıfırlardan ikisi bence geri geldi; geriye dört sıfır kaldı. Bu enflasyonu durduramazsak muhtemelen birkaç yıl sonra onlar da geri gelecek...
Sön söz: Paradan sıfır atmayla para değerli hale gelmez. Sadece paranın yazım ve hesap şekli kolaylaşır.
A. UĞUR GÖKALP
12 Mart 2022

Yorumlar
Yorum Gönder