YURDUM HALLERİ XIX
YURDUM HALLERİ XVII
Ülkede o kadar sorun var ki, izlerken başımız dönüyor. Çok önemli dediğimiz konular birkaç gün sonra unutulup gidiyor. Bu kadar sorunun arasında benim yazacağımın esamesi bile okunmaz; ama olsun yine de yazmalıyım.
50 TL'nin altında olan paralar ortadan kalkınca, gazeteyi, ekmeği kredi kartıyla alır olduk; bir yerde aslında iyi oluyor. Böylece her alış-veriş sisteme giriyor. Haliyle kayıt dışı ekonomiyi kısmen de olsa önlüyor.
İşte bu nedenle ben daha büyük kupürde yeni para basılmasının karşısındayım. Daha büyük kupürde para basılması, alış-verişi kolaylaştırır; ancak kayıt dışı ekonomiyi büyütür, tezini ortaya atıyorum. Bence 200 TL'lik kupür bile çok büyük, en büyük kupür 100 TL olmalı. Oysa, bazı ekonomistler “ Neden 500 TL, 1.000 TL basılmıyor” diye hergün yazıp çiziyorlar. Artık herkesin cebinde birden fazla kredi kartı var ve iyi takip ederseniz hem vergi kayıp ve kaçağını hem de kayıt dışı ekonomiyi asgariye indirirsiniz. Parayı büyütmeyin, hatta küçültün.
Bu madalyonun bir tarafı, ekmek ve gazeteyi kredi kartıyla alıyorum dedim ya, baktım herkes benim gibi ekmeği kredi kartıyla alıyor... Kasada kuyruk var, para ödemek için sıra bekliyorum, serde denetçilik var ya, gözüm kasiyerde, sıradakiler arada biri nakit veriyorlar, kasiyer onlara fiş kesmeden parayı kasaya atıyor; ama bunlar azınlıkta, çoğunluk kredi kartıyla alıyor ve hepsine de fişini kesiyor. Çoğunlukla, kasiyer, kredi kartıyla alanlara “onay verdi” diyor, fişi kesiyor ve “fişi istiyormusunuz?” diyerek soruyor ve çoğunluk “gerek yok, atınız” diye cevaplıyor. Bana sıra geldi, ödememi yaptım “fişimi istiyorum” dedim ve fişi cebime koydum eve geldim. Birkaç hafta boyunca bu böyle devam etti.
Bir gün fişe baktım. Fişte ekmek, KDV % 10 yazıyor.
Allah, Allah bu nedir böyle…
Daha önce aldığım fişlere baktım, birçoğu aynı, “Ekmek KDV %10” bazen, unlu mamuller yazıyor, o da %10
Sonra, başka fırından da ekmek aldım. O da fişini kesti verdi. Baktım aynı “Ekmek KDV % 10” dayanamadım artık, sordum. “ Siz bu fırının sahibi misiniz?
“Evet” dedi…
Ekmeğin KDV oranı % 1 olması lazım, oysa siz fişi % 10 la kesiyorsunuz, bu sizi zarara sokmaz mı, % 9 fazla vergi alıyorsunuz ve haliyle % 9 da fazla vergi ödüyorsunuz? (Bendeki saflığa bak, benden aldığı KDV yi devlete ödüyor zannediyorum.)
Abi, birincisi ben inşaat yaptım, devreden KDV bende fazla, dolayısıyla KDV ödemem çıkmıyor.
İkincisi, maliyeciler denetime geldiler, “ senin burada masalar var, sen aynı zamanda çay, börek ve simit de satıyorsun, dolayısıyla senin tüm satışların % 10 olacak; ister oturarak yesinler, ister paketle alıp götürsünler senin, tüm satışların %10 olacak, bir daha geldiğimizde % 1’ lik satış görürsek incelemeye alırız ve ceza yazarız” dediler. “Biz de tüm satışlara % 10 KDV kesiyoruz.” dedi.
Gelen denetçi de benim gibi saf olmalı ki, fırıncının aldığı %10 KDV nin aynen vergi dairesine yatırıldığını zannediyor. Oysa KDV vatandaşın cebinden çıkıyor.
Eskiden bizim zamanımızda KDV Kanunu’nda oranları belirleyen tabloda I sayılı liste vardı ve bu listede konu başlıklarından birisi “ Temel Gıdalar” idi bu temel gıda sınıfına giren gıdalar da % 1 KDV ye tabi idi.
Ekmekten daha güzel bir “Temel Gıda” mı var? Türk toplumunun beslenmesinde birinci sırada “ekmek” gelir ve en temel gıda maddesidir ekmek.
Şimdiki durum nedir, diye soracak olursanız. KDV oranlarını belirleyen tablo yine var; ama temel gıda başlığını kaldırıp, “aşağıdaki gıdalar” dediler; tablo o kadar genişledi, o kadar deteylandırıldı ki, işin uzmanlarının da, maliye çalışanlarının da kafası karışır oldu.
Pastane, kafe ve lokantalarda yapılan satışlar bir hizmettir ve bu hizmetin KDV oranı da % 10 dur. Buralarda yapılan temel gıda satışların oturarak mı, yoksa ayaktan mı satıldığı belirlemesini maliye yapamaz hale geldi. Tabii, bu işletmeler oturana da, paket olarak satın alana da % 1 unlu mamuller diye satış yapınca, maliye madem öyle, bundan böyle unlu mamullerin oturarak mı, paket satışı mı, olmasına bakmadan, tüm unlu mamuller grubunu, işletmenin oturma gruba varsa % 10 olarak belirledi.
Vatandaş olarak ben “ekmek” alıyorum. Fırının oturma grubu varmış, yokmuş bana ne? Ben neden % 10 KDV ödeyeyim? Hizmet satışı ile ürün satışını ayıramayan maliye, işi götürü usulde toptancılıkla çözüyor. Oysa vergi hukukunda vergi adaleti diye bir şey var.
Süpermarketlerde %1 le satılan ürün de var % 10 ile satılan ürün de var % 20 ile satılan ürün de var. Ama orada Ekmek %1 ile satılıyor.
Fırın, aynı zamanda börek-simit, çay da satıyor; masa sandalyesi var. O zaman ekmeğin KDV si % 10, böyle bir uygulama olur mu?
Yeme içme hizmetlerinde KDV oranlarının uygulanmasına ilişkin açıklamaların yer aldığı Katma Değer Vergisi Uygulama Tebliğinde değişiklik yapan 51 seri nolu Tebliğ, güya tereddüt edilen konulara açıklık getiriyor. İfade aynen şöyle:
“ …yiyecek ve içecek hizmeti sunulan işletmeler prensip olarak hizmet işletmesi mahiyetinde olduklarından buralarda imal edilen veya dışarıdan temin edilen gıda maddelerinin buralarda veya dışarıda tüketilmek üzere müşterilere satışında % 10 oranında KDV hesaplanması gerekir.” Hadi buyurun!..
Öte yandan, KDV oranlarını belirleyen tablonun I sayılı listesinin 4 numaralı bendinde buğday unu, yufka ve ekmek açıkça yazıyor ve bu listede olan tüm mallar % 1 KDV oranına tabidir.
Yeni bir tebliğle işi düzeltin.
Son söz: milletin ekmeği ile oynamayın…
A.Uğur GÖKALP
20.08.2025



Yorumlar
Yorum Gönder