PARA-NAKİT- KREDİ KARTI
PARA – NAKİT - KREDİ KARTI
Para: Mal ve hizmetlerin değişimi için kullanılan araçların başında gelmektedir. Para sözcüğü ile genellikle madenî para ve banknotlar kastedilmekle birlikte; ekonomide, vadesiz mevduatlar ve kredi kartları da parayı meydana getiren unsurlardandır.
Vadeli mevduat, devlet tahvili gibi unsurlar ise para benzeri olarak adlandırılır. Bunların yanı
sıra artık elektronik para da sisteme girmiş durumdadır.
Merkez Bankası verilerine göre piyasadaki banknotların
toplamı 652.892.442.683 TL'dir. Bunun 527.142.970.800 TL'lik kısmı da 200 TL’lik
kupürlerden oluşmaktadır.
TL’nin değer düşüklüğü nedeniyle, artık paranın cüzdana
sığmadığı, özellikle tapu dairelerine insanların valizlerle gittiği ;
dolayısıyla en kısa sürede 500 ve 1.000
TL'lik kupürlerin basılması gerektiği basında dillendirilmektedir. Prof. Dr.
Özgür Demirtaş Hoca da bunu şiddetle savunanlardan ve “niye hala 500 ve 1.000
TL'lik kupürleri basmıyorsunuz, daha ne bekliyorsunuz?” diyerek konuyu
kamuoyunun gündemine getirmektedir.
Birinci soru şu: insanlar tapu dairelerine neden valizle
nakit götürmektedir? Gayrimenkul alımlarını neden nakitle yapmaktadır? Çünkü,
nakit paranın piyasada izi yoktur, haliyle nakitle yapılan alış-verişleri
devletin takip etmesi imkânsızdır. Diğer bir ifadeyle, nakit
ödeme sistemi, kayıt dışı ekonominin birinci sebebidir.
Maliye Bakanlığı kayıt dışı ekonomiyle mücadele edebilmek için
çeşitli argümanlar kullanmasına rağmen bununla baş edememektedir. Kredi
kartıyla yapılan alış-verişler ise sistemde kontrol edilebildiği için, bir çok
işletme alış-verişte “kredi kartı mı, nakit mi?” diye sormakta, kredi kartı
dediğinizde ya fark istemekte ya da İşletme dışından birine ait İBAN numarası vererek
“ödemeyi buraya yapın” demektedir.
Sonuç olarak, para kupürünün büyük olması kayıt dışı ekonomiyi
beslemektedir. Buradan yetkililere
söylüyorum. Sakın ha! 500 ve 1.000 TL'lik kupürleri basmayın, var olan
kayıt dışı ekonomiyi daha da büyütürsünüz. Hatta 200 TL bile çok büyük bir
kupür. Elinizden geliyorsa, bunu da ortadan kaldırın. En büyük TL kupürü 100 TL
olsun. Artık günümüzde kredi kartı
kullanma alışkanlığı oldukça yaygındır ve herkesin cebinde fazlasıyla kredi kartı bulunmaktadır.
Öte yandan; Banka Kart Merkezi (BKM) verilerine göre Temmuz
2024 sonu itibariyle kredi kartla yapılan alışveriş tutarı 1 trilyon 421 milyar
liraya ulaşmıştır. Bankaların kredi kartı komisyonları ise duruma göre %2 ila
%5 arasındadır. Ortalama % 3 dersek, bankaların kredi kartı komisyonu olarak
aldığı tutar 14 milyar 213 milyon lira tutmaktadır ki, bu da aylık ortalama 2
milyar lira eder. Ticari alış-verişi hariç tutarsak, tüketicilerin kredi kartı
ödeme tutarlarından devletin bu kadar vergi aldığını sanmıyorum. Bankaların
kredi kartından aldıkları “kart bedelleri” ise ücretsiz olanları olmakla
birlikte, genellikle 400 TL den başlayıp 2.500 TL ye kadar ulaşmaktadır. Kredi
kart limitlerinden vergi almayı düşünen maliye, bankaların aldığı komisyon ve
kart bedelleri için sessiz kalmaktadır.
Bankalar arası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, Eylül 2024
itibariyle
Kredi kartı sayısı: 127,2 milyon
Banka kartı sayısı: 192,8 milyon
Ön ödemeli kart sayısı ise 103,1 milyondur.
Yani toplam kart sayısı 423,1 milyondur.
15 yaş altı nüfusu saymazsanız herkesin cebin de 3-5 adet
kredi kartı vardır.
Devletin yapması gereken, bu kredi kartlarıyla yapılan alış-verişi
kolaylaştırmak, kredi kart ödemelerinden bankaların aldığı komisyon tutarını
azaltmanın çarelerini düşünmek ve bunları sıkı takip ederek kayıt dışı ekonomiyi
asgariye indirmek olmalıdır.
Maliye Bakanlığı, 30 Kasım 2024 tarihli
ve 32738 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanan 575 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği ile tahsilat ve ödemelerin banka ve finans kurumları aracılığıyla
yapılmasını zorunlu kılan tevsik sınırı, 7.000 Türk Lirasını 30.000 Türk
Lirasına yükselterek çok büyük bir hata yapmıştır. Bir taraftan kayıt dışıyla
mücadele ederken, diğer taraftan nakit ödeme sistemini yükseltmek nedendir,
anlaşılamamaktadır.
A. Uğur GÖKALP
09.12.2024
Yorumlar
Yorum Gönder