DOLANDIRILDIM
DOLANDIRILDIM…
Ama yemezler…
Aslında alış-verişi hiç sevmem… Uzun uzun giy - çıkar canımı sıkar, dayanamam; ama internetten alışveriş yapmak daha çok hoşuma gidiyor. Reklam olmasın diye sitelerin adını yazmıyorum, güvenilir sitelerden alışveriş yaparım, bir iki gün içinde istediğim ürün gelir. Bu sefer internette gezinirken bir reklam düştü, reklam o kadar güzel çekilmiş ki, insanı cezbediyor. Firmayı hatırlamıyorum, siteye girdim, harika iç çamaşırı albenili, hoşuma gitti, 8 tanesi 599 TL baktım fiyatı iyi ödeme de istemiyor, kapıda ödemeli; iki seçenek sunmuş, nakit mi, kredi kartı mı. Kredi kartı seçeneğini seçtim, nasıl olsa ödeme yapmadım, kapıda ödeyeceğim, güven verdi ve siparişimi yazdım.
İki gün sonra Pazar günü kapı çaldı; açtım.
Sürat Kargo. “Abi siparişinizi getirdim” dedi.
Kredi kartını uzattım. “Abi pos cihazı yok , nakit verebilir misin?” dedi.
Ben de “ Nakit vermek istemedim “ama ben kredi kartı seçeneğini işaretlemiştim, neden cihazı yanında getirmedin.” deyince…
“Abi o zaman IBAN vereyim oraya gönderebilir misin? dedi.
“Olur” dedim. IBAN numarasını verdi, parayı yatırdım, dekontunu gönderdim, ürünü aldım. Kargocu çekti, gitti..
İçeri girdikten sonra, hemen paketi açtım. O da ne!...
Ben beyaz istemiştim, gelenler siyahtı, XL istemiştim gelenler MD idi… Bir tanesini deneyeyim dedim; içine girmek ne mümkün, 10 yaşındaki çocuk için…
Neyse; geri gönderir, değiştiririm, dedim. Paketin üzerindeki gönderen kısmına baktım. Gönderen bir lojistik firması, ne adres var ne de telefon numarası…
Aklıma dekontu gönderdiğim kargocunun telefonu geldi. Kargocunun telefonunu aradım.
Olayı anlattım, “Abi ben kolinin içinde ne var bilemem, gönderen firmayı arayın onlara söyleyin” dedi.
Ben de, “zaten sorun burada, paketin üzerinde gönderenin adresi, telefonu yok, nasıl arayım” “Abi o zaman bugün kargo kapalı, pazartesi herhangi bir Sürat Kargo firmasına uğrayın, onlardan bilgi alabilirsin” dedi. Tamam dedim, telefonu kapattım.
Karşımda muhatap bulamayınca, dolandırıldığımı ve aldatıldığımı anladım. Olayı hanıma ve oğluma anlatınca ve de gelen ürünleri görünce güldüler. Ben ne yapacağımı düşünürken, oğlum “ya baba ben olsam, kaldır çöpe atardım, hiç uğraşmazdım.” dedi. “Oğlum parası önemli değil, ben dolandırıldığıma yanıyorum. Nasıl böyle bir iş yaptım, diye kendime kızıyorum ve ben bu işi çözerim” dedim.
Hanım da “ ya, dolandırmış olsa, hiç bir şey göndermez, bak yine bir şey göndermiş, yanlış göndermiştir.” dedi.
Ben de; “ Yahu adam, elinde kalmış, işe yaramayan ürünü bu şekilde satıyor. Bu sahtekarlık değil mi, dolandırıcılık değil mi? Gelen ürünün reklamdaki ürünle hiç alakası yok” dedim.
Neyse, dolandırılmış olmanın verdiği mahcubiyetle köşeme çekildim. Bu işi nasıl çözeceğimi düşündüm.
Pazartesi ilk işim Sürat Kargoya uğramak oldu. Paketin üzerindeki, kargoya ait etiketi gösterdim. “ bu kargo kimden geliyor, adresi ve telefonunu istiyorum” dedim. “Kişisel Bilgileri Koruma Kanunu’na göre biz bunu veremeyiz” dedi.
“Nasıl veremezsiniz, biz bir şey gönderdiğimizde bizden adresi ve telefonu istiyorsunuz ve etiketin üzerine yazıyorsunuz, bunu niye yazmamışsınız?” dedim. Etikette yazıyor gönderen ve etiketin üzerindeki “AKYZ Lojistik Dağıtım Kargo Taşımacılık Turizm Hizmetleri” yazısını okudu.
Ben de” ben internette araştırdım, bu firmaya ait telefonu da aradım, bir bayan çıktı, “biz mal satmıyoruz, lojistik firmasıyız ve taşımacılık yapıyoruz, aradığınız firma biz değiliz” dedi ve kapattı. “O zaman kim gönderdi bunu, niçin bu sahtekarlıklara ortak oluyorsunuz?” dedim. “ Bunu gelen firmaya geri göndermek istiyorum. Madem bana bilgileri vermiyorsun, o zaman bilgiler sizde var; al bunları firmaya geri gönder” dedim.
“Tamam gönderelim” dedi. Baktı, bizle anlaşması varmış, gönderelim dedi. Bilgisayarda biraz uğraştıktan sonra “ iadesi kapalı, iade kabul etmiyor” dedi. Sonra bana akıl verdi…
“Siz iyisi mi, Tüketici Hakem Heyetine başvurun, onlar bunu bulurlar” dedi. Neyse, daha fazla sinirlenmenin anlamı yok, düşüncesiyle ve kızgınlıkla çıktım.
Hiç umudum yok ama hadi Tüketici Hakem Heyetine gideyim, dedim ve gittim.
“ Aldığınız ürünün faturasını, firmanın adresini ve telefonunu verin” dediler. Ben de “zaten onları arıyorum. O dedikleriniz olsa, ben kendim çözerdim. O istediklerinizin hiç biri yok.” dedim.
“O zaman biz bir şey yapamayız “ dediler ve gerisin geri büroma geldim.
Adı, AKYZ diye başlayan şu firmayı bir daha araştırayım diye bilgisayarın başına oturdum.
Aman Allah'ım!... yalnız değilmişim, benim gibi saf ve dolandırılan, yüzlerce kişi, neler yazmışlar; kimi Aras Kargoyu suçluyor, kimi firmayı; hep aynı şikayet, gelen ürünle reklamdaki ürün farklı, muhatap bulamıyoruz, neler neler…
Bu işi çözse çözse maliyeciler çözer, dedim ve maliyede görevli bir tanıdığı aradım.
Önce IBAN’ına parayı gönderdiğim ismi söyledim ve soruşturmasını rica ettim. İsme baktı “mükellef iki sene önce terk” dedi. Sonra firmayı söyledim. “AKYZ var ve çalışır görünüyor, hatta bir de isim ve cep telefonu var, burayı istersen bir ara” dedi.
Verdiği cep telefonunu aradım.
“… Siz misiniz? deyince, adam önce bir afalladı, biraz düşündü ve
“ Iııı.. ben ııı, muhasebecisiyim” dedi.
Konuyu anlattım, hiç itiraz etmeden dinledi. “Bana bak, ya benim paramı iade edersin, ya da…..”
Bana “Nerede çalışıyorsun?” dedi… “ Nerede çalıştığımı ne yapacaksın? Şimdi çalışmıyorum ama; eskiden maliyede çalışıyordum” dedim…
“Abi ben seni sonra arayacağım” dedi,
“Sen bilirsin, ararsan iyi olur" dedim ve kapattı.
Kesinlikle şöyle düşünmüştür “ya bu adam benim cep telefonumu nasıl buldu.”
On beş - Yirmi dakika bekledim. Arayan soran yok; yakalamışım bir kere, bırakır mıyım?
Aynı telefonu tekrar aradım. Aynı kişi… “aramadın beni” dedim.
Hiçbir şey söylemedi “abi biraz zaman ver, seni arayacaklar” dedi ve kapattı.
Biraz sonra bir bayan aradı ve “IBAN’ınızı bu telefona yazar mısınız? Saat beşten sonra paranızı yatıracağız” dedi. Başka bir konuşma da aramızda olmadı.
IBAN’ı yazdım gönderdim. Yarım saat- kırk dakika geçti. Saat 17.05, banka hesabıma girdim. 599 TL hesabımda… Malı geri isteyen de olmadı. Gelen çamaşırlar elimde kaldı. Beni dolandırmak istediler; ama ben onları dolandırmış oldum.
Eeeee, bir laf vardır.
“Her kuşun eti yenmez…”
A. Uğur GÖKALP
11.12.2024
Yorumlar
Yorum Gönder