YAŞASIN CUMHURİYET


 YAŞASIN CUMHURİYET 

Günlerden 29 Ekim 1961. Yani tam 63 yıl önce; Cumhuriyet kurulalı 38 yıl olmuş. Bayrama katılan biz çocuklar hariç, halkın büyük bir çoğunluğu savaşı, yokluğu, zulümü görmüş insanlar. Cumhuriyetin ve bayramın kıymetini biliyor ve canı gibi sahipleniyordu. Ben ise Atatürk’ü sınıfımızdaki fotoğrafından, cumhuriyeti ise bayram  olarak biliyorum. Kemah Necatibey İlkokulu 2. sınıftayım. Herhalde ezberim iyi ve güzel şiir okuyorum ki, öğretmenimiz Rahmi Özalp Cumhuriyet Bayramında şiir okuyacakların arasına beni de seçmiş. 

Bayramdan önce günlerce şiiri tekrar tekrar okuyarak ezberledim. 

İstasyonun üst tarafında, eski hükümet konağının önündeki meydan bayraklar ve flamalarla süslenmiş. Davul ve zurna eşliğinde büyük bir heyecan, ilk ve ortaokul öğrencileri dışında halktan büyük bir kalabalık; tüm dükkan ve mağazalar, resmî binalar bayraklarla süslenmiş. 

Tören başladı; Kaymakam ve öğretmenlerimizin günün anlam ve önemini belirten konuşmaları bitti. 

Şiir okuyacaklar kürsünün etrafında toplandılar. Kürsü büyük bir bayrakla kaplı. 

Sıra bana geldi. Megafonla ismimi ve sınıfımı söylediler ve “Çık bakalım” dediler.

Kürsüye çıktım, heyecandan kalbim yerinden fırlayacak gibi, boyum yetmedi, hiç kimseyi göremiyorum. 

Başladım okumaya, birisi kolumdan tuttu, “bir dakika dur” dedi ve kürsüye bir portakal sandığı koydu “bunun üstüne çık da oku” dedi. Portakal sandığının üstüne çıktım ve yeni baştan şiirimi tekrar okudum. 

Babam fotoğrafımı çektirmiş; portakal sandığının üstüne çıkmama rağmen yüzümün ancak yarısı görünüyor. Şiiri okuyup bitirdim; alkışlarla kürsüden indim ve sırama geçtim. 

Tören bitti. “YAŞASIN CUMHURİYET” sloganıyla,  bağırarak çarşının içinden geçiyoruz. 

Öğretmenimiz bizi daha da coşturuyor. “daha hızlı… daha hızlı” Hep bir ağızdan bağırıyoruz.

“YAŞASIN CUMHURİYET… YAŞASIN CUMHURİYET…”

Aynı heyecanla yarın bir kez daha cumhuriyetimizi kutlayacağız. 

Cumhuriyetin kıymetini bilenlerin bayramı kutlu olsun. 

YAŞASIN LAİK VE DEMOKRATİK CUMHURİYET…

A.Uğur GÖKALP

28.10.2024

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kızılcık Ağacı

IV- YURDUM HALLERİ

UĞUR BÖCEĞİNİN HİKAYESİ

BİRAZ DA DEVELERİ YOLSANIZ OLMAZ MI?

Küçük Kurşun Kalem

ÇİFTÇİ

MALİYECİLER ÜVEY EVLAT MI?

YAŞAMLA ÖLÜM ARASINDA İNCE BİR ÇİZGİ...

ÇANAKKALE