HAK ARAMA

Hiç kimsenin hakkını yemem, ama hakkımı da kolay kolay kimseye yedirmem; sonuna kadar mücadele ederim; asla pes etmem. Hakkın küçüğü büyüğü olmaz, hak haktır ve mutlaka sahibini ve yerini bulmalıdır. Haksızlığı yapanın kim olduğu, neci olduğu da önemli değil… Bu nedenle de pek kendimle barışık sayılmam ve etrafta çevrede göze batan her şey beni rahatsız eder; söylenmeden duramam, bu nedenle hanımla bazen ters düşeriz. “Yahu sana ne, senden başkası



rahatsız olmuyor, sen niye rahatsız oluyorsun, sen de görmezden gel” der; ama yapamam…

Tam dokuz aydır yazışıyorum, başvurmadığım yer kalmadı. İlk önce 28 Eylül 2023 tarihinde  Çankaya Belediyesi’ne yazdım, ben yazdım onlar savsakladılar… Sonra Büyükşehir Belediyesi’ne yazdım, onlar da geçiştirdiler. Bir daha yazdım. Bir daha yazdım. Çözülmeyince CİMER’e yazdım. CİMER işi çevre ve Şehircilik Bakanlığına havale etti; onlar da pas geçti. CİMER’e bir kez daha yazdım. 

Olay Şu:

Her gün büroya gelirken geçmek zorunda olduğum yaya yolu… 

Dokuz ay önce bir sabah, yaya yolunun tam ortasına tahta barikatlar kuruldu. Demir payandalarla desteklenen panolar yaya yolunun tam ortasına çakıldı. Hatta yaya yolunun yarısından fazla bir kısmı işgal edildi. Yaya yolu iki kişinin geçemeyeceği, yağmurlu havalarda şemsiye açamadığı bir şekilde daraltıldı. Kumrular Caddesi ile Necatibey Caddesi’nin kesiştiği noktada eski İmar İskan Bakanlığına ait arsa… Binayı yıktılar ve arsasını Diyanet Vakfına vermişler. Bu işlem nasıl oldu, parayla mı satıldı, ihaleyle mi verildi, tahsis mi edildi, doğrusu bilmiyorum; ama arsada yer alan tabelaya göre “Burası Cami Alanıdır ve Arsa Diyanet Vakfına aittir.” şeklinde bir yazı var. Şimdilik arsanın yarısını emniyet araçları, yarısını ise dolmuşlar kullanıyor. İşte bu arsanın üç tarafı yaya yolları işgal edilerek tahta panolarla çevrildi. Bu panoları kaldırmak için dokuz aydır uğraşıyorum. 

Belediyenin verdiği cevaplardan bazılarını paylaşıyorum.

"Zabıta Müdürlüğü Çevre ve Denetim Amirliği ekiplerince yapılan incelemelerde, Kızılay Mahallesi Kumrular Caddesi ve Necatibey Caddesi kesişimi (1173 ada 32 parsel) adresinde Diyanet Vakfına ait olduğu anlaşılan arsanın çevre güvenlik önlemleri almak amacıyla panolarla çevrildiği görülmüştür ."

Ya arkadaş, ben diyorum ki yaya yolu işgal edildi, iki kişi yan yana yürüyemiyor, belediye diyor ki güvenlik önlemleri amacıyla panolarla çevrilmiştir. Panoları arsanın sınırına çeksene, niye yaya yolunun ortasına çakıyorsun? Buna müsaade ediyorsun?

“141.589 nolu talebiniz İmar ve Şehircilik Müdürlümüzce de planlamaya alınmış olup, yanıt geldiğinde  tarafınıza e-posta yoluyla cevaplandırılacaktır.”

Bekliyorum…

“Şikayetinize istinaden ekiplerimizle yapılan kontrolde bahsi geçen alanın inşaatının Belediyemizce ihaleye verildiği anlaşılmış ve ihaleyi alan firma yetkililerine konu ile ilgili uyarı ve ikazlarda bulunulmuştur.”

Yolu işgal eden müteahhit  firma yetkililerine uyarı ve ikazlarda bulunulmuştur. Yahu arkadaş sen devletsin, engellesene bunu yapanı, ceza yazsana, panoları söksene, ne uyarısı?... Vatandaş aracını 5 dakika kaldırıma park etse hemen kesiyorsun cezayı. Yolun yarısı işgal ediliyor ve dokuz aydır savsaklıyorsunuz.

Büyükşehir belediyesine iki gün önce 12 Haziran’da bir kez daha yazdım ve bu yazışmaların aşamalarını tekrar hatırlattım ve bu iş çözülene kadar yazmaya devam edeceğimi belirttim; artık bundan sonra konuyu Basına ileteceğimi yazdım… 

BASIN, sen ne büyükmüşsün be! Mahkeme, yargı, CİMER kimsenin salladığı yok; ama “basına vereceğim” deyice yelkenler suya indi.

Bu sabah büroma gelirken, panoların sökülmeye başlandığını büyük bir keyifle izledim.

Dokuz aylık uğraş sonunda panoları söktürdüm. 

Kaldırımlar vatandaşa teslim edildi. Arsa sahibi ya da müteahhit firma kendi sınırına çekiliyor. Şimdi penceremden kahvemi içerek sökülen panoları keyifle izliyorum. 

Hak yerini buldu. 

Son söz: Sen de itiraz et, hakkını kimseye yedirme.


A. Uğur GÖKALP

14.06.2024

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kızılcık Ağacı

IV- YURDUM HALLERİ

UĞUR BÖCEĞİNİN HİKAYESİ

BİRAZ DA DEVELERİ YOLSANIZ OLMAZ MI?

Küçük Kurşun Kalem

ÇİFTÇİ

MALİYECİLER ÜVEY EVLAT MI?

YAŞAMLA ÖLÜM ARASINDA İNCE BİR ÇİZGİ...

ÇANAKKALE