VERGİYİ TABANA YAYMAK!..

1980 yılında Maliye Bakanlığında göreve başladım. Vergi konusunda en çok duyduğum konulardan birisi “Vergiyi Tabana Yaymak” ifadesidir. Her bütçe görüşmelerinde, her yeni vergi kanunlarının hazırlanıp meclise sunulmasında bu cümleyi duyarız.

Pekâlâ, vergiyi tabana yaymaktan kastedilen nedir? 

Vergiyi tabana yaymakla kastedilen; kayıt dışı ekonominin önlenmesi, vergi adaletinin sağlanması, vergi politikalarında ülke ekonomisinin gelişmesi yönünde adımlar atılması, teşvik politikasının, istisna ve muafiyetlerin adil olması, vergi bilincinin artırılması ise buna itirazımız olamaz.

Bu söylenenler ne yazık ki bugüne kadar gerçekleştirilemedi.

Bugünkü haliyle vergi, çok büyük bir çoğunlukla tabanın üzerindedir. Yapılması gereken tabanın üzerindeki bu yükün kaldırılarak daha adil bir vergi sisteminin düzenlenmesidir.

Dolaylı ve Dolaysız Vergiler,

Okullarda vergi konusunda ilk öğretilen şey, dolaylı vergiler- dolaysız vergiler ya da daha eski bir tabirle vasıtalı vergiler- vasıtasız vergiler ayrımıdır.

Vergide adaletin en önemli göstergelerinden birisi, bu dolaylı vergi-dolaysız vergi ayrımıdır.

Dolaylı vergiler; mal veya hizmetler üzerinden alınır, yükleniciler tarafından çoğu zaman farkında olmadan ödenen vergilerdir (katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi gibi), dolaysız vergiler ise gelir vergisi ve kurumlar vergisi gibi belirli dönemlerde beyanname ile beyan edilerek ödenen vergilerdir.

Dolaylı vergiler adaletsizdir; çünkü dolaylı vergilerde mükelleflerin ekonomik durumu dikkate alınmaz, kullananlar ya da yararlananlar eşit miktarda vergi öderler. Buna en güzel örnek; bir litre akaryakıt alan asgari ücretli de, ülkenin en zengin adamı da bir litre akaryakıt aldığında, akaryakıttan alınan ÖTV ve KDV yi aynı miktarda öder.

Oysa; Anayasamızın 73. maddesinde “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.” der. Herkesin mali gücüne göre vergi alınmasını sağlayacak olan ise siyasi iktidarlardır.

Dolaysız vergiler ise mükelleflerin ekonomik güçleri dikkate alınarak genelde artan oranlı yapıdadır. Bu nedenle dolaylı vergilere göre kısmen daha adil bir yapıya sahiptirler.

Türkiye’de dolaylı vergilerin bütçe içindeki payı 2023 yılı için %65, dolaysız vergilerin payı ise %35 gibidir. Bu oranlar, gelişmiş ülkelerde tam tersidir.

Bu da bize ülkemizde vergilerin adaletsiz bir şekilde tabana yayılmış olduğunu gösterir, “tabana yayılmayı” yukarıda verdiğimiz tanımdaki gibi yapsaydık, o zaman vergide adalet ilkesine kısmen ulaşmış olurduk; şimdi yapılması gereken iş ise adaletsiz bir şekilde tabana yayılmış olan vergiyi, tavana yansıtmak olmalıdır.

Pandemiydi, krizdi, enflasyondu, depremdi derken, uygulanan yanlış ve seçime yönelik politikalar sonucu, bütçe açıkları, cari açıklar, borç yükü inanılmaz buyutlara ulaşmıştır.

 ***

“UDİDEM” bunu hatırlayanınız var mı?

İki anahtar vereceğim, diyerek siyasete giren Tansu Çiller’in, duvara toslayan ekonomiyi kurtarmak için yarattığı programın adıdır UDİDEM.  Ulusal Dinamik Denge Modeli.

Olmadı… Sonra “beyaz sayfa” açtılar… O da olmadı…

31 Marttan sonra uygulanacak  modelin adını merak ediyorum.

Servet vergilerine hazırlıklı olun derim…

 

A.Uğur GÖKALP

20.02.2024

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kızılcık Ağacı

IV- YURDUM HALLERİ

UĞUR BÖCEĞİNİN HİKAYESİ

BİRAZ DA DEVELERİ YOLSANIZ OLMAZ MI?

Küçük Kurşun Kalem

ÇİFTÇİ

MALİYECİLER ÜVEY EVLAT MI?

YAŞAMLA ÖLÜM ARASINDA İNCE BİR ÇİZGİ...

ÇANAKKALE