EYT ve KIDEM TAZMİNATI


Hepinizin bildiği gibi 1 Mart 2023 tarihinde kabul edilen EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) diye adlandırdığımız 7438 sayılı Kanun, 3 Mart 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Emekli prim gününü tamamlamakla birlikte, konulmuş olan yaş sınırını tamamlamayanlara da emekli olmaları hakkı tanınmıştır. Yıllarca mağdur edilmiş olan bu insanların, başka mağduriyetlere uğratılmadan haklarının teslim edilmesi vicdani ve ahlaki bir sorumluluktur. Yasa, 3 Mart itibariyle yürürlüğe girmiş olduğundan bir an önce çalışanların kıdem tazminatlarının hesaplanarak ödenmesi gerekir.

Yasanın çıktığı günden bu yana işyerlerinden, arkadaşlarımdan ve komşularımdan çeşitli sorular aldım. Bu nedenle konuyu aydınlatma açısından kısa bir açıklama yapma gereği duyuyorum. Özellikle apartman yönetimlerinde büyük sorunlar var, yıllardır apartman görevlisi olarak çalışanlar için bir kıdem tazminatı fonu ayırmamış olanlar bu işi nasıl yapacaklarını kara kara düşünüyorlar. Hele bir de konut sahipleri değişmişse veya kirada oturanlar çıkıp, başka kiracılar gelmişse, sorunlar daha da karmaşık hale geliyor.

1.  1475 sayılı iş Kanunu’nun 14. Maddesinde “işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücret tutarında kıdem tazminatı ödeneceği” belirtilmiştir.  Kıdem tazminatının nasıl kazanılacağının koşulları da yine aynı yasada belirtilmiştir.

2.     Kıdem tazminatı hangi ücret üzerinden hesaplanır?

Kıdem tazminatı, işçinin en son aldığı brüt ücretine, ek olarak ödenen çeşitli ücretlerin ilave edilmesiyle hesaplanır. Buna giydirilmiş ücret diyoruz. Dolayısı ile brüt ücrete yemek parası, yol parası, ikramiye, fazla çalışma ücreti, sağlık sigortası, konut yardımı, elektrik ve su yardımı gibi devamlılık arz eden ödemelerin de ilave edilerek hesaplanması gerekir. Bu şekilde bulunan aylık ücret, çalışılan her yıl için ve yıldan artan aylar için de kıst olarak hesaplanarak, ödenmesi gereken kıdem tazminatı hesaplanır.

3.  Emekli olacak kişiye ihbar tazminatı ödenir mi? İhbar tazminatı, işçinin kıdemine göre uygulanması gereken ihbar süresinden önce iş akdinin fesih edilmesi sonucu, ihbar tazminatının ödenmesini gerektirir. Emekli olacak işçi kendi isteğiyle emekli olduğundan herhangi bir fesih süresi söz konusu olmayıp, haliyle ihbar tazminatı hesaplanması gerekmez.

4.  Kıdem tazminatında üst sınır var mıdır? Evet vardır. Kıdem tazminatını tavanı Ocak-Temmuz 2023  dönemi için aylık 19.982 lira 83 kuruştur.

5.    Kıdem tazminatının tavanının üstünde tazminat ödenebilir mi? Evet ödenir, işverenler isterlerse daha fazla kıdem tazminatı ödeyebilirler. Ancak tavan ücretine kadar olan kısım vergiden ve sigortadan istisna iken aşan kısım üzerinden hem sigorta hem de ücret ödemesi olarak gelir vergisi kesintisi yapılır.

6.  En çok gelen sorulardan bir tanesi de (Apartman ve site yönetimleri için) Kıdem tazminatını kim ödeyecek? Ev sahibi mi, kiracı mı? Sorusudur.

Bu soruya cevap vermeden önce şunu açıklamalıyım. Kıdem tazminatı apartman yönetimi için bir giderdir. Nasıl ki personele ödenen ücret bir giderdir. Bu personele ödenecek olan kıdem tazminatı da bir giderdir. Haliyle apartmanın giderlerini kim ödüyorsa, kıdem tazminatını da o ödeyecektir. Yani, apartman hizmetinden kim yararlanıyorsa o ödeyecektir. konutta ev sahibi oturuyorsa ev sahibi, kiracı oturuyorsa kiracı ödeyecektir.

7. Eğer apartman yönetimleri tarafından her yıl ödenmesi gereken kıdem tazminatı için bir fon oluşturulmadıysa ve bugün emeklik talebiyle karşılaşınca sorunlar başlıyor. Ya da 20 yıllık bir apartman başlangıçta 10 yıl hiç kıdem fonu tazminatı için aidat toplayıp bir fon oluşturmamış ve son on yılda topladığı fon da ödenecek olan kıdem tazminatına yetmiyorsa sorunlar daha da karmaşık hale geliyor.

Bir örnek vermem gerekirse;

2000 yılından 2010 yılına kadar daire sahibi konutunda oturduysa, 2010 yılında kiraya verdi ise ve 2013 yılında kiracı çıkıp başka kiracı girdi ise kıdem tazminatını kim ödeyecektir? Dolayısı ile burada önemli olan kıdem tazminatı hangi yıl toplanmaya başlandı ve ondan önce kim oturuyordu bunun tespit edilmesi gerekir.  Ayrılıp giden eski kiracıyı bulamıyorsak, ne olacaktır? Burada da Kat Mülkiyeti Kanunu devreye giriyor ve Kanunun 18. maddenin ikinci fıkrası “Bu kanunda kat maliklerinin borçlarına dair olan hükümler, bağımsız bölümdeki kiracılara ve oturma hakkı sahiplerine veya bu bölümlerden herhangi bir surette devamlı olarak faydalananlara da uygulanır; bu borçları yerine getirmeyenler kat malikleriyle birlikte, müteselsil olarak sorumludur.” hükmünü içermektedir. Yine aynı kanunun 20 maddesinden de kiracının ödemediği aidattan müştereken ve müteselsilen kat malikinin sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Haliyle kiracının ödemediği aidat için mülk sahibine gidilecektir. Eski yıllarda kıdem tazminatı hesaplanıp bütçeye konulmadığı için toplanan aidatın içinde kıdem tazminatı yoktur. Haliyle kiracılar da bu tutarı ödemeden çıktı ise (adresi ve yeri de bilinmiyorsa) ödenmeyen bu kıdem tazminatından kat maliki sorumlu olacak ve ondan istenmesi gerekecektir. Yönetim kat malikinden müteselsil ve müşterek sorumlu olduğu için parayı ister, kat maliki eski kiracıyı bulursa ondan ister, bu onun sorunudur. Kat maliki, “ben oturmadım kiracı oturdu gidin ondan alın” diyemez.

Buraya kadar sorun çözüldü, peki; konutun sahibi konutunu sattıysa ve de konutun eski sahibinin adresi belli değilse, yeni konut sahibi de konutu alalı bir iki yıl olduysa ne olacaktır? Yeni konut sahibi konutu aldığı tarihten itibaren sorumlu olup eski konut sahibinin ödemediği kıdem tazminatından sorumlu tutulamaz. Dolayısı ile eski konut sahibinden alınamayan kıdem tazminatı tutarından, konut fonu oluşturup tahsilatı yapmayan eski yöneticiler birlikte sorumlu tutulmaları ve bunlardan alınması gerekir. Bu tutarların diğer kat maliklerine yansıtılarak onlardan alınması doğru olmaz.

8.     “Bu EYT de nereden çıktı, apartman görevlisi kıdem tazminatını almadan çalışmaya devam etsin” ya da “kıdem tazminatını alıyorsa işten çıksın” gibi bir dayatma da hem etik değil hem de doğru değildir. Yeri geldiğinde hak, hukuk, adalet diyecek; ama işimize gelmediğinde, hukuku boş ver, diyemeyiz. Bu çalışanlar eğer emekli olmayı yasal olarak hak ediyorlarsa, yönetimler hiç geciktirmeden bunların kıdem tazminatlarını hesaplayarak ödemek zorundadır. Bunu zamana yayarak ödemesi, taksite bağlaması gibi bir konu olamaz; olay yargıya intikal ederse yönetimler bu işten sorumlu olurlar; bunu da belirtmek isterim. Yıllarca pirim gün sayısını doldurduğu halde, haksız olarak yaş nedeniyle emekli edilmeyen ve yaş sınırını doldurması için bekletilen bu insanların, bir de “Apartman Yönetimine Takılanlar” olarak mağdur edilmemesi gerekir.  

9. Görevlinin emekli olduktan sonra çalışmaya devam edip etmemesi ise ayrı bir konudur. Yeni işe başlayacak olan kişi için de asgari ücret üzerinden işe başlatılacağı, onun için de sigorta primi ödeneceği ve eski çalışana sağlanan ödemelerin ona da yapılacağı malumdur. Kaldı ki; 7438 sayılı Kanun’da emekli olan kişinin 30 gün içinde aynı işyerinde çalışmaya başlaması durumunda, sigorta primi yerine  sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmaya başlamaları halinde, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışılmaya başlandığı tarihten itibaren bu Kanunun geçici 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sosyal güvenlik destek primi işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır.”  Hükmü yer almaktadır ki, bu durumda her hâlükârda eski çalışanın işe devam etmesi daha avantajlı bir durum yaratacaktır.

SONUÇ OLARAK: Apartman görevlileri için kıdem tazminatlarının doğru olarak hesaplanması ve bir an önce ödenerek mağdur edilmemeleri gerekir. Kimin ödeyeceğine gelince onu da yukarıda anlattım. Hangi yıl kıdem tazminatı toplanmaya başlandı ise öncelikle bunun belirlenmesi ve bunun öncesi için kim hizmet alıyorsa ona gidilmesi gerekir. Kiracı çıktı ve adresi bilinmiyorsa, kat maliklerine gidilmeli, kat maliki satış yoluyla değişti ve eski malikte bulunamıyorsa, konut fonu oluşturup kıdem tazminatını biriktirmeyen işini doğru yapmayan eski yöneticiler birlikte sorumlu olmaları gerekir.

İyi komşuluk ilişkilerinin devamı ile sağlıklı günler diliyorum. 15.03.2023

A.    A. Uğur GÖKALP

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kızılcık Ağacı

IV- YURDUM HALLERİ

UĞUR BÖCEĞİNİN HİKAYESİ

BİRAZ DA DEVELERİ YOLSANIZ OLMAZ MI?

Küçük Kurşun Kalem

ÇİFTÇİ

MALİYECİLER ÜVEY EVLAT MI?

YAŞAMLA ÖLÜM ARASINDA İNCE BİR ÇİZGİ...

ÇANAKKALE