İMAR BARIŞINDAN YARARLANAN BİNALARIN MÜTEAHHİTLERİ SORUMLU DEĞİLDİR.
Habere göre, "113 müteahhit gözaltında 2 müteahhit kaçarken yakalanmış."
11.05 2018 tarihli 7143 sayılı Kanun'la (İmar Barışı) 3104 Sayılı İmar Kanunu'na Geçici 16. Madde eklemiştir.
Bu maddenin 11. fıkrası aynen şöyledir.
"Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır."
Maddeden de anlaşıldığı üzere, yapının depreme dayanıklı olup olmaması, yapının maliki üzerine yıkılmıştır. Bu madde uyarınca, imar barışından yararlanan ve depremde yıkılan binaların hiç biri için, bu binaları yapan müteahhitlere, ruhsatını veren ya da yapı denetimini yapan mühendislerine hesap sorulamaz. Betonundan numune alıyorum, demirinden numune alıyorum, savcılara talimat verdim, hepsi boş laf; eğer bina imar barışından yararlandı ise binadaki daire sahipleri, yani yasada geçen deyimiyle "maliki" binanın depreme dayanıklı olup olmamasından bizzat kendisi sorumludur.
Nasıl?...
Güzel değil mi?
Binayı kaçak yap, betonunu çal, demirini çal, çürük yap; sonra imar barışından yararlanarak ruhsat al, sonra depreme dayanıklı konut diye sat. Sonra, İmar Barışı Kanunu'na bu binanın depreme dayanıklılığından "maliki sorumludur" de. Sorumluluğu konutun malikine yükle.
Böyle yasa olur mu?
Hani nerede tüketici hakları?
Nerede satıcının sorumluluğu?
Ben bu konutu satıyorum, ama depreme dayanıklı değil, sorumluluğu sana ait.
Böyle bir şey olur mu?
Bu maddeyi kim kaleme aldı.
Mecliste bu maddeye itiraz eden bir vekil yok muydu?
Bu madde Anayasa Mahkemesi'ne neden götürülmemiştir?
Tanrı Şeytanı niye yarattı merak ediyorum.
A. UĞUR GÖKALP
11.02.2023

Yorumlar
Yorum Gönder