YURDUM HALLERİ –X-
Geçenlerde basında şöyle bir haber okudum:
“Bazı ürünlerden tahsil edilecek geri kazanım katılım payı tutarlarının güncellenmesiyle market poşetlerinin fiyatı da arttı. Bir plastik poşet 25 kuruştan 38,5 kuruşa yükseldi. Ancak artış vatandaşa yansımayacak, aradaki farkı marketler karşılayacak...”
Öncelikle bu 13,5 kuruş farkı biz tüketicilere yansıtmayıp, market sahiplerinden aldığınız için ne kadar teşekkür etsek azdır. Bu market sahiplerine de oh oldu; siz değil mi sürekli zam yapan, alın görün gününüzü şimdi. İnşallah bu zammın altında kalır en kısa zamanda batarsınız (!)
***
28 Aralık 2022 tarihli Resmi Gazete’ de
“Bazı Ürünlerden Tahsil Edilecek Geri Kazanım Katılım Payı Tutarlarının,
01.01.2023 Tarihinden İtibaren Geçerli Olmak Üzere Tespit Edilmesi Hakkında
Karar” (Karar sayısı: 6615) Cumhurbaşkanlığı Kararı olarak yayımlandı.
Karara ekli listenin birinci sırasında da;
– Plastik Poşet ( Plastik alışveriş torbaları) için 38,5 kuruş/adet –
şeklinde belirlenmiştir.
Aşağıda gösterildiği üzere, Çevre Kanunu’nun 11 inci maddesi gereğince “Geri Kazanım Katılım Payları” her yıl yeniden değerleme oranında Cumhurbaşkanınca belirlenmektedir. Cumhurbaşkanı yeniden değerleme oranını yarısına kadar artırma veya yarısına kadar indirme yetkisine sahiptir. 25 kuruş olan poşet bedelini de yeniden değerleme oranının yarısı kadar artırarak 38,5 kuruş olarak belirlemiştir.
Hal bu şekilde iken, bir gün sonra Çevre Bakanı bir açıklama yaparak naylon poşet bedelinin eskiden olduğu gibi 25 kuruş olduğunu ve zam yapılmadığını açıklamıştır.
Bakalım bu konuda yasal mevzuat ne diyor?
Madde 11- (Ek:29/11/2018-7153/8 md.)
Yurt içinde piyasaya arz edilen bu Kanuna ekli (1) sayılı listede yer alan ürünlerden poşetler için satış noktalarından, diğer ürünler için piyasaya sürenlerden/ithalatçılardan bu listede belirtilen tutarda geri kazanım katılım payı tahsil edilir. ….. Bu listede yer alan tutarlar takvim yılı başından geçerli olmak üzere her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu şekilde hesaplanan tutarların %5’ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, bu suretle tespit edilen tutarları yarısına kadar artırmaya veya indirmeye yetkilidir.
Birincisi: Görüldüğü üzere 11
inci maddenin birinci cümlesi “Yurt içinde piyasaya arz edilen bu Kanuna ekli
(1) sayılı listede yer alan ürünlerden poşetler için satış noktalarından, diğer
ürünler için piyasaya sürenlerden/ithalatçılardan bu listede belirtilen tutarda
geri kazanım katılım payı tahsil edilir.” şeklindedir.
Yani listede yer alan poşet için satış noktasında tahsilat yapılmakta, diğer atıklarda ise piyasaya sürenlerden alınmaktadır.
İkincisi: Plastik poşet
ücretinin Bakanlıkça oluşturulan komisyon tarafından belirleneceği ve satış
noktasında kullanıcı veya tüketiciye ücret karşılığında verileceği 13’üncü
maddede açıkça yazılmıştır.
O zaman soru şu: Plastik poşet ücreti Bakanlıkça oluşturulacak komisyon
tarafından belirlenecekse, Cumhurbaşkanlığı Kararının birinci sırasındaki
plastik poşet ücreti 38,5 kuruş neyin belirlemesidir?
Plastik poşet ücreti Bakanlığa göre 25 kuruş, Cumhurbaşkanlığına göre 38,5 kuruştur.
Poşet ücreti
Ek Madde 13- (Ek:29/11/2018-7153/8 md.)
Kaynakların verimli yönetimi ve plastik poşetlerden kaynaklanan çevre
kirliliğinin önlenmesi amacıyla plastik poşetler satış noktalarında kullanıcıya
veya tüketiciye ücret karşılığı verilir. Uygulanacak taban ücret 25 kuruştan az
olmamak üzere Bakanlıkça oluşturulacak komisyon aracılığı ile belirlenir ve her yıl için güncellenir.
Bu maddedeki düzenlemelere ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
Yasada açıkça “poşet ücreti Bakanlıkça oluşturulacak komisyon aracılığı ile her yıl güncellenir.” diyorsa, sayın Bakan bunu 01.01.2019’dan bu güne neden güncellenmemektedir? Güncellemeyerek, yani fiyatını artırmayarak, naylon poşet kullanımını artırıp ve çevre kirliliğine sebep olmuyor mu?
Üçüncüsü:
Ek 12 inci maddede ise: “Çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla Bakanlık, belirleyeceği ambalajlar ve ürünler için depozito uygulamasını 01.01.2022 tarihinden itibaren zorunlu tutar.” denilmektedir. Hani pet şişelerden cam ambalaj sistemine geçilecekti ve depozito uygulamasına 01.01.2022 de zorunlu olacaktı? Aradan bir yıl geçti ne oldu? Unuttunuz mu? Unuttuysanız bakın ben hatırlatıyorum.
Depozito
Ek Madde 12- (Ek:29/11/2018-7153/8 md)
“Çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla Bakanlık, belirleyeceği
ambalajlar ve ürünler için depozito uygulamasını 1/1/2022 tarihinden itibaren
zorunlu tutar……”
Sayın Bakanlık, niye bu ambalaj ve ürünleri belirlemiyorsunuz?
Dördüncüsü: Sayın Çevre Bakanı,
çok iyi bir iş yapmış gibi plastik poşet ücretine zam yapmadıklarını eskiden
olduğu gibi 25 kuruş olarak devam edeceğini söylüyor.
Arkadaş, plastik poşet ücretli olursa kimse kullanmaz ve çevre kirliliği
azalır demediniz mi? Şimdi zam yapmayarak poşet tüketimini desteklemiş olmuyor musunuz?
Bu nasıl bir iş?
Mademki, plastik poşetler çevreyi kirletiyor kimse kullanmasın diyorsanız, bunun daha pahalı olması gerekmez mi?
Ben Milletvekili olsam şöyle bir teklif verirdim.
“Plastik poşet ücreti her yıl belirlenen asgari ücretten daha düşük
olamaz. Cumhurbaşkanı bu oranı yarısına kadar artırmaya veya indirmeye
yetkilidir, belirlenen bu tutarın ne kadarının tüketiciden ne kadarının market
sahibinden alınacağına Bakanlık karar verir.”
Bak o zaman ortada plastik poşet kalıyor mu?
Amaç çevre kirliliğini önlemekse alın size çözüm.(!)
01.01.2019 tarihinde 25 kuruş olan plastik poşet aradan 4 yıl geçmesine rağmen hala 25 kuruş olması sizce ne anlama geliyor? Bu haliyle çevre kirliliğinin azaldığını düşünüyor musunuz?
Türkçede çok güzel bir deyim var: “ Eski tas, eski hamam…”
A. Uğur GÖKALP
02.01.2023
Yorumlar
Yorum Gönder