TİLKİ İLE İMAM -I-
Denizli’nin Çardak ilçesinde cami hoparlörlerinden ezan sesi gelmemesi üzerine bir tilkinin minareye girip yuva yaptığı ortaya çıktı.
Dün gün sonu, birazdan kalkıp yatacağım. Haberleri izliyorum birbiri ardına iki haber ki evlere şenlik. Denizli'nin Çardak İlçesi Gölcük Mahallesi'nde bulunan caminin minaresine giren tilkinin hoparlörün kablolarını kemirerek ses sistemini bozduğu ve bu nedenle ezan sesinin duyulmadığı anlaşılmış...
İkincisi Antalya'da domateslerini satamayan köylü, tabuta doldurduğu domatesler için cenaze namazı kılmış. Bunları dinledikten sonra şöyle bir hikaye uydurdum... Buyurun okuyun...
***
Tilki yakalandıktan sonra caminin imamıyla aralarına şöyle bir konuşma geçer...
Okuyalım.
- Ey tilki kardeş, senin gibi kurnaz birinin yapacağı iş mi bu? Ne işin var caminin minaresinde...Hadi camiye girdin, minarede ne işin var. ? Kıl iki rekat şükür namazını bas git.
- Tilki: Eeee şey, valla sabahın köründe bağıra bağıra ezan okuyorsun...
- Evet, tabi okuyacağım, rahatsız mı oldun.. Sen Müslüman değilmisin...? Tavuk düşmanı!!!
- Tilki: Bana bak imam efendi, bana böyle hakaret edemezsin. Ben tavuk düşmanı, falan değilim, asıl tavuk düşmanı sizlersiniz. Hatta tavuklara işkence ediyorsunuz. Onların çabucak büyümeleri için, hormonlu yemler yediriyorsunuz. Onlar gençliğini bile yaşayamadan, doğruca kesimhaneye gidiyorlar... Önce kesiyor, kestikten sonra bir de ateşte kızartıyorsunuz.
- Bak sen şuna, kuyruğun kadar dilin de uzunmuş senin... Cevap ver ne işin var minarede...?
- Tilki: Senin yüzünden tavuk mavuk yediğimiz yok... Tavuk gördüğümüz mü var...
- Ne demek istiyorsun sen, sen tavuk yiyemiyorsan bana ne, benimle ne ilgisi var?
- Tilki: Şey, benim demek istediğim, sabahın köründe bağıra bağıra ezan okuyorsun...Ezan sesini duyan bütün horozlar başlıyor ötmeye, bunu duyan tavuklar da erkenden kalkıyorlar, biz de avlanamıyoruz. Kaç gündür ağzıma bir lokma koymadım. Onun için geldim kabloları kestim...
- Kabloları kesmekle kalmamışsın, bir de buraya yuva yapmışsın olur mu? Doğru mu bu yaptığın, caminin minaresinde tilki yuvası olur mu hiç.?
- Tilki: vallahi ben suçsuzum ben gariban bir tilkiyim. Asıl suçlu insanoğludur. Bütün çevreyi mahvettiniz, ne orman kaldı, ne dereler... Bize yaşayacak yer mi kaldı...Bütün tavukları siz yediniz, bize ne yiyecek bir şey kaldı, ne de içecek su kaldı. Perişan durumdayız, kimse bizi anlamıyor. Çöplerden besleniyoruz, sesimizi duyan yok, ben de buraya geldim, sesimi belki buradan duyan olur, dedim.
- Peki söyle bakalım ne diyecektin.
- Tilki: Valla ben söyleyeceğimi söyledim, imam efendi, sen hala anlamadın mı?
- 1. Bağıra bağıra ezan okuma. Sadece ben değil, bütün hayvanlar bundan rahatsız oluyor!...
- 2. Çok sıkta olmasa avladığımız tavukların tadı tuzu yok, hormonlu mu ne bundan vazgeçin; böyle tavuk mu olur? Bunları biz sevmiyoruz, siz bunları nasıl yiyiyorsunuz anlamıyoruz.
- 3. Bir de sela vermeden cenaze namazı kılıyorsunuz. Olur mu böyle şey.? Bu nasıl Müslümanlık?
- Hayda... Bunu nereden çıkardın, ne demek bu?
- Tilki: Valla ben şerefenin üstüne çıktım. Şu karşıki kahvenin televizyonu açıktı oradan izledim. Antalya'da domates mi ne ölmüş, onun cenaze namazını kılıyorlardı... Oysa ki ben sabahtan beri buradayım imam efendi... Sela veren olmadı...Böyle cenaze namazı kılınır mı? Aslında becerebilsem ben okuyacaktım. Açlıktan kabloları yerken yanlışlıkla kabloyu da koparmışım, o nedenle hoparlörün sesi çıkmıyordu.
- Suçlusun, camiye hem izinsiz girdin, hem de kabloları keserek zarar verdin.
- Tilki: Valla imam efendi, bu cami senin babanın malı değil, benim bildiğim burası Allahın evi, senin girdiğin gibi ben de girerim buraya, beni de Allah yarattı. O nedenle benim camiye girmem suç değil... Seni Allaha havale ediyorum....
- Eeee pekala, kabloları kim kopardı, buna ne diyeceksin...
-Tilki: Ama sen de bağıra bağıra ezan okuyorsun. Asıl sen suçlusun...
- Hay Allah...
- Eeee o zaman referandum yapalım, cami cematine soralım. Bakalım onlar ne diyecek..
- Tilki: Soralım...
- Referandum sonucunda tilkinin suçsuz olduğuna, hoparlörün kablolarının imam tarafından onarılmasına, tilkinin minareden indirilerek serbest bırakılmasına, tilki kardeşe hormonsuz bir köy tavuğu verilmesine, karar verilmiş...
- Tilkiye sormuşlar köy tavuğunu sever misin,
- O da "güldürmeyin ya beni" demiş...
30 Kasım 2016
A.Uğur GÖKALP
Haydi iyi geceler....

Yorumlar
Yorum Gönder