DEPREM


Dün 13 Mart, Erzincan depreminin 25. yılı idi. Yine yüreğimiz yandı... Acılarımız tazelendi. Kaybettiğimiz "Can" ları hiç unutmadık mekanları cennet olsun, kalanlara sabırlar... 

Büyük şair Nazım'ın Erzincan Depreminde (1. deprem) Bursa Ceza Evinde yazdığı şiiri bu vesile ile paylaşıyorum... Erzincan'a dünyanın her tarafından yardımlar gelirken, Nazım'ın verecek hiçbir şeyi yoktur ve şiirin altına bir not düşer...

KARA HABER

Erzincan’da bir kuş var 
Kanadında gümüş yok 
Gitti yarim gelmedi 
gayrı bunda bir iş yok. 
Oy dağlar dağlar, dağlar, dağlar... 
Aldı ellerine kanlı başını 
Karın ortasında Erzincan ağlar... 
O ağlamasında kimler ağlasın 

Kar yağar lapa lapa 
tipidir gelir geçer... 
Yan yana sırt üstü yatan ölüler 
akşam uyur tandıramaz 
ateşini yandıramaz 

Gün ağarır şafak söker 
kimsecikler gitmez suya 
ezilmiş başlarıyla ölüler 
vardılar uyanılmaz uykuya 

Ses edip geceye beyaz taşından 
kışlanın saati çaldı ikiyi. 
Ne çabuk lahzada bitti yaşamak 
Kimisi altı aylık, 
kimisi sakalı ak, 
kimi on üç, on dört yaşında; 
kimi yola gidecek 
kimisi mektup bekler 
yan yana sırt üstü yatan ölüler... 

Yayıkta yağ vardı, dövülemedi, 
akpeynir torbaya koyulamadı, 
hasret gitti ölüler 
dünyaya doyulamadı... 

Uyanıp kaçamadılar, 
kuş olup uçamadılar 
açıldı kuyular kimse inemez 
Erzincan Beygiri rahvandır amma 
ölüler ata binemez 
yan yana sırt üstü yatan ölüler... 

Kesemden verecek şeyim yok; yüreğimden verdim. 
NÂZIM HİKMET
14 Mart 2017

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kızılcık Ağacı

IV- YURDUM HALLERİ

UĞUR BÖCEĞİNİN HİKAYESİ

BİRAZ DA DEVELERİ YOLSANIZ OLMAZ MI?

Küçük Kurşun Kalem

ÇİFTÇİ

MALİYECİLER ÜVEY EVLAT MI?

YAŞAMLA ÖLÜM ARASINDA İNCE BİR ÇİZGİ...

ÇANAKKALE