İLK MEKTUP

 


1963-64 öğretim yılı, İlkokul 5. Sınıftayım.
Öğretmenimiz Rahmi Özalp, mektup nasıl yazılır, zarfın üzerine adres nasıl yazılır; postaneden alınacak pul zarfın neresine yapıştırılır, örneklerle anlatıyor... 
O yıllarda benim bildiğim iki banka var, biri Ziraat Bankası, diğeri İş Bankası; bir de Demirbank vardı, onu da radyo reklamlardan biliyorum.
Her sabah, radyonun ilk açılışında "din dan don, bugün 18 Eylül Pazartesi, demirbank hayırlı günler diler... din. dan. don." reklam bu kadar.
İlçemiz Kemah'da tek banka var, Ziraat Bankası.
Banka, reklam amacıyla 1964 yılında küçük cep takvimi bastırmış; babam da bir tane almış. Takvimin arka tarafında bir de fihrist var. Bu cep takvimi çok hoşuma gitti.
Babamdan istedim vermedi.
"Kumbaranı götürelim, bankada bir hesap açalım; istersin, bir tane de sana verirler" dedi.
Kumbaraya baktım, Tam takır... Iıhh aklıma yatmadı, para biriktirmeye kalksam, kumbara dolana kadar yıl bitecek...
Celal Eniştem ve Teyzem Yozgat'ın Sorgun İlçesinde... Eniştem Ziraat Bankası Müdürü.
Mektup yazmayı öğrendik ya, oturdum defterimin orta sayfasından bir yaprak kopardım.
Sağ üst köşesine tarihi yazdım.
Sevgili Enişteciğim ve Teyzeciğim,
Nasılsınız, iyi misiniz? Bizi soracak olursanız hamdolsun iyiyiz.
Anneme dönüyorum "Anne ne yazayım?" Annem "oku bakayım ne yazdın?" diyor, okuyorum, derken bir iki havadisten sonra:
"Enişteciğim, Ziraat Bankasının takviminden bana bir tane gönderir misin?" Annem ve babam selam eder, ben de hasretle ellerinizden öperim.
Kestane, kebap acele cevap, dedim ve mektubu bitirdim.
Adres:
Uğur GÖKALP, Necatibey İlkokulu 5. Sınıf, No:188 Kemah/Erzincan
Zarfın içine koydum ve kapattım.
Akşam babam gelince,
"Baba ben Teyzem ve Enişteme mektup yazdım, bunu gönderir misin? " dedim.
"Ne yazdın?" dedi...
Ben de anlattım.
Zarfın üstüne baktı, adres yok, kime gidecek bu? dedi.
"Celal Enişteme"
Adres?
Bilmiyorum ki...
Yaz o zaman, dedi.
"Sayın Bay Celal NAYIR,
Ziraat Bankası Müdürü, Sorgun-Yozgat.
Sol üst köşeye de kendi adını ve adresini yaz."
Onu da yazdım.
Yıllarca kullanmaktan, kahverenginden siyaha dönmüş deri bozuk para cüzdanını cebinden çıkardı, bozuk paralar içinden bir tane sarı 25 kuruş aldı ve bana verdi.
"Postahanenin yerini biliyormusun?" dedi.
"Biliyorum,"
"Nerede? " dedi
Eski postahene, istasyonun üstünde, otelinin yanında.
Tarif ettim.
"İyi o zaman, postaneye git; pul alacaksın, zarfın sağ üst köşesini gösterdi, buraya pulu yapıştıracaksın. Mektubu postacıya ver, o gider" dedi...
Mektubu tahta çantama, 25 kuruşu da cebime koydum.
İkinci gün, çekine çekine postaneye gittim.
Boyaları yer yer dökülmüş, açık mavi kanatlı kapıdan içeri girdim, bir kapı daha; kapı gıcırdayarak açıldı. Mahalleden tanıdık Sadettin Amca, " hoş geldin, delikanlı." dedi...
25 kuruşu uzattım, pul istiyorum, mektup göndereceğim" dedim; zarfı aldı, baktı, 25 kuruşu da aldı, sonra pulla birlikte zarfı uzattı. Pulun arkasını yalayarak, zarfın üstüne yapıştırdım. Mektubu Sadettin Amcaya teslim ettim.
"Tamam" dedi.
Sadettin amca, bu mektup kaç günde gider?
"Bir haftaya kalmaz, birkaç günde gider."
Tahta çantamı alarak postahaneden ayrıldım.
Birkaç gün mektubu sayıkladıktan sonra unuttum.
15- 20 gün sonra babam elinde küçük bir paketle geldi.
Paketin üstünde
Gön: Celal Nayır
Uğur GÖKALP, Necatibey İlkokulu 5. Sınıf No:188 Kemah - Erzincan
Sevinçten havalara zıpladım, Eniştemden geliyor...
Paketi açtık, dört tane 1964 yılı cep takvimi üzerinde Ziraat Bankası amblemi; biri bordo, biri yeşil, ikisi siyah; bir de cep aynası.
Babam "hangisini istiyorsan al" dedi, ben de bordo renkli olanı aldım, diğer birini de abim aldı. Cep aynasını da annem aldı.
Enişteme İkinci mektubum, " Enişteciğim gönderdiğin takvimleri aldım, teşekkür ederim" mektubuydu.
Eniştem, Teyzem, Annem, Babam, Abim, Öğretmenim, Sadettin Amca sizleri rahmetle anıyorum, mekanlarınız cennet olsun...
A. UĞUR GÖKALP
18.09.2022

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kızılcık Ağacı

IV- YURDUM HALLERİ

UĞUR BÖCEĞİNİN HİKAYESİ

BİRAZ DA DEVELERİ YOLSANIZ OLMAZ MI?

Küçük Kurşun Kalem

ÇİFTÇİ

MALİYECİLER ÜVEY EVLAT MI?

YAŞAMLA ÖLÜM ARASINDA İNCE BİR ÇİZGİ...

ÇANAKKALE