YENİ TÜRKİYE-ESKİ TÜRKİYE
Bir Yeni Türkiye lafıdır gidiyor.
Gelin isterseniz eskiyle yeniyi karşılaştıralım...
Eski Türkiye:
- Saltanat ve hilafet kaldırılmıştır.
- Cumhuriyet kurulmuştur.
- Din ve devlet işleri birbirinden ayrılmış, laiklik ilkesi benimsenmiştir.
- Tarikatlar, tekkeler, zaviyeler, dergahlar, medreseler kapatılmıştır.
- Eğitim millileştirilmiş, eğitim birliği sağlanmıştır.
- Ümmet döneminden, padişah kulluğundan, millet dönemine vatandaşlığa geçilmiştir.
- Yarı sömürge durumundan, tam bağımsızlığa geçilmiştir.
- Hiçbir şey üretemeyen bir ekonomiden, ulusal ekonomi ve planlı kalkınma dönemine geçilmiştir.
- Dışarıdan hiç borç almadan, kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi yaratılmıştır.
- İthal mallarındansa, yerli mallarına önem verilmiştir.
- Yaratılan katma değerle, Osmanlının batmasına yol açan borçlar son kuruşuna kadar ödenmiştir. ( son borç taksiti 1954 de ödenmiştir)
- Ülkedeki bütün yabancı kurumlar ve demiryolları millileştirilmiştir.
- Sanat, kültür ve spora önem verilmiştir.
- Onurlu bir dış politika izlenmiş, "yurtta sulh cihanda sulh" ilkesiyle komşu ülkelerle iyi ilişkiler kurulmuştur.
- Kadınlara seçme seçilme hakkı tanınmış, kadın erkek eşitliğinde önemli adımlar atılmıştır.
Gelelim Yeni Türkiye'ye:
- Din yeniden politikaya alet edilmiştir.
- Milliyetçilik ayaklar altına alınmış, ümmetcililik anlayışı öne geçmiştir.
- Eğitim birliğinden sapılmış, din eğitimi eksenli imam hatip okulları sayıları artırılmış, bu okul mezunları belirli partilerin arka bahçesi haline getirilmiş, her yerde haddinden fazla üniversiteler açılarak (devlet ve vakıf üniversiteleri) eğitimin kalitesi düşürülmüş, hiçbir işe yaramayan, üniversiteli işsizler ordusu yaratılmıştır...
- Tarikatlar, dergahlar, şıhlar, dervişler, cemaatler yeniden türemiş, halkın dini duygularını kullanarak makam, mevki ve servetlerine servet katmışlardır.
- Dindar ve kindar gençler, özgür düşünceli gençlerin yerini almıştır.
- Kadınlar yeniden ikinci sınıfa itilmiş, başörtüsü özgürlüğü adı altında örtünmeleri ve çalışma hayatından çıkarılmaları sağlanmıştır.
- Komşularla sıfır sorun diye yaratılan dış politikada iflasın eşiğine gelinmiş, sınırlar yolgeçen hanına dönmüş birmilyonbeşyüzbin Suriyeli Türkiye'nin her iline dağılmıştır.
- Adaleti olmayan bir adalet teşkilatı, askeri olmayan bir ordu, bilimi olmayan üniversiteleri, islamı olmayan bir müslümanlık yaratılmıştır.
- İç ve dış borç ise tehlikeli bir hal almıştır. Borç almadan cari açık kapatılamaz duruma gelmiştir.
- Milli olan bütün kuruluşlar, haraç mezat, yabancıya, yandaşa, özelleştirme adı altında satılmıştır.
Daha yazacak çok şey var, bu kadar yeter...
16 Temmuz 20014
A. Uğur GÖKALP
Yorumlar
Yorum Gönder