TÜRKÇEMİZ


Dükkânlarda, sokak tabelalarında, yazışmalarda Türkçe dışında yabancı kelimelerin kullanılmasına yönelik eleştirilerime devam edeceğim. Yabancı kelimeler ve isimlerin yanında, son yıllarda bir de Arap harfleriyle yazılan tabelaların gittikçe çoğaldığı gözünüzden kaçmıyordur. Bu aymazlığa bazı belediyeler de uymuş, sokak ve turistik mekânları tarif eden tabelalar da eklenmiş durumda. Dil ve alfabe konusunda farkındalık yaratmak durumundayız. Türkçenin kullanımında, konuşma dilinde yabancı kökenli kelimelerin kullanılabildiğini, telaffuz yanlışlarının yapıldığını, sosyal medyada özellikle gençlerin farklı kısaltmalar kullandığını hep beraber görüyoruz. Bunlar hepimizin bildiği ama maalesef önemsemediği şeyler. Kurbağaların, suyun içinde kaynadığını tamamen pişene kadar fark etmemesi gibi... Bunları kanıksadık gidiyoruz, kanıksamamak sürekli dile getirmek durumundayız. 
Türkçenin doğru kullanımıyla ilgili duyarlılığı, farkındalığı yükseltmemiz gerekiyor. Ama ticaretle uğraşan insanlar yabancı kelimeler kullanmazsa satış yapamayacağı endişesindeler. Ya da yabancı isimler kullanılıyor olmasının satışları artırdığı kanısındalar. Bu yanlış algıyı hep birlikte yenmeliyiz. Tabii ki bu sadece vatandaşların yapacağı bir iş değil, bu konuda devleti yönetenlere büyük sorumluluklar düşüyor. Devlet, bir kanun çıkartarak, Türkçede kullanılmayan, bize yabancı isimleri, yazıları, harfleri tabelalara yazdırtmamalıdır. 
Türk Dil Kurumu başkanının şöyle bir teklifini okudum;  “yabancı isimler yazılıyorsa bazı yerlerde uygulandığı gibi, fazla vergi alınabilir.”  Görevi dili sadeleştirmek, güzelleştirmek, onu koruyup kollamak olan kurumun başkanının görüşüne bakar mısınız?  “ Ver parayı, ne yazarsan yaz…” şimdi soruyorum sayın başkana, dil böyle korunup kollanır mı? 
Gereksiz yabancı kelimeleri kullanmak, kelimeleri eğip bükmek ne işe yarıyor. Örneğin “Pabuç” yerine “Pabuch” yazmak ne kazandırıyor? Türk alfabesinin en güzel harfleri bence “ç” ve “ş” dir. Bu güzel harfleri kullanmak varken neden illa da “ch” ya da “sh” kullanılıyor anlamıyorum. Ben kendi adıma, bu tür mağazalara gitmiyorum; siz de gitmeyin… Bence, bu bir hastalıktır; özentiyle, Türkçe ile ilgisi olmayan harfleri ve yabancı kelimeleri kullanmak bazılarının hoşuna gidiyor olabilir, benim hoşuma gitmiyor. Bu tür yazımlar Türkçeye zarar veriyor.
Bakınız Mustafa Kemal Atatürk Türkçe konusunda ne diyor.
“Türk milletinin dili Türkçedir. Türk Dili dünyada en güzel, en zengin ve kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sevip onu yükseltmek için çalışır. Bir de Türk Dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği sonsuz felaketler içinde ahlakını, göreneklerini, anılarını, çıkarlarını kısacası; bugün kendisini millet yapan her niteliğinin, dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk Dili, Türk ulusunun yüreğidir, beynidir.”
“Türk Dili’nin kendi benliğine, özündeki güzellik ve zenginliğine kavuşması için, bütün devlet kurumlarımızın, dikkatli, ilgili olmasını isteriz.”
“Amacımız, Türk Dili‘nin öz zenginliğini ortaya çıkarmak, onu dünya dilleri arasında, değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmektir.”

Ahmet Uğur GÖKALP
25.06.2019

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kızılcık Ağacı

IV- YURDUM HALLERİ

UĞUR BÖCEĞİNİN HİKAYESİ

BİRAZ DA DEVELERİ YOLSANIZ OLMAZ MI?

Küçük Kurşun Kalem

ÇİFTÇİ

MALİYECİLER ÜVEY EVLAT MI?

YAŞAMLA ÖLÜM ARASINDA İNCE BİR ÇİZGİ...

ÇANAKKALE