Suyu Arayan Adam

Yetmişli yıllarda okuduğum " Suyu Arayan Adamı" bir kez daha okudum.
Ey! Osmanlıya öykünenler, Şevket Süreyya Aydemir'in Suyu Arayan Adam'ını lütfen bir kez okuyun... Şevket Süreyya Aydemir, iki ağabeyini Balkan ve Sarıkamış savaşlarında şehit vermiş biri, ailenin sağ kalan üçüncü çocuğu, yedek subay olarak o da, Sarıkamış Cephesi'ne gider ve anılarını bu kitapta anlatır...
Kitaptan bir bölüm.
" O sıralar savaş biraz tavsamıştı... Bölüklerin mevcudu arkadan gelen yeni kuralarla artırılıyordu...
Bizim makineli bölüğünde İstanbullu başçavuştan başka okuma yazma bilen kimse yoktu...
...
Derse başlarken İstanbullu başçavuşa dersi sadece dinlemesini, sual ve cevaplara katılmamasını söyledim. Sonra da askerlere sordum:
Bizim dinimiz nedir? Biz hangi dindeniz?
Hep birden:
- Elhamdü-l-illah Müslümanız,
diye cevap vereceklerini sanıyordum. Fakat öyle olmadı. Cevaplar karıştı. Kimisi " İmamı Azam dinindeniz" dedi. Kimisi "Hazreti Ali dinindeniz" dedi. Kimisi de hiç bir din tayin edemedi. Arada:
- İslamız diyenler de çıktı ama;
- Peygamberiniz kimdir?
Deyince, onlar da pusulayı şaşırdılar. Akla gelmez paygamber isimleri ortaya atıldı. Hatta birisi:
- Pegamberimiz Enver Paşadır!
dedi. İçlerinden Peygamberin adını duymuş birkaçına da:
- Peygamberimiz sağ mı ölü mü? Deyince iş gene çatallaştı.
.....
Köyünde cami olanlar ayaga kalksın deyince bir kaç kişi kalktılar...
...
İlk ders beni şaşırtmıştı.
...
Fakat asıl şaşkınlığım ikinci derste oldu. Daha ilk sual cevaplarda anlaşıldı ki, bu askerler yalnız hangi dinden olduklarını değil, hangi milletten olduklarını da bilmiyorlardı.
- Biz hangi milletteniz? 
deyince her kafadan bir ses çıktı.
- Biz Türk değil miyiz? 
deyince de hemen
- Estağfurullah!..
diye karşılık verdiler. Türklüğü kabul etmiyorlardı. Halbu ki biz Türk'tük. Bu ordu Türk ordusu idi. "
Ey Osmanlıya öykünen zır cahiller...
Osmanlı dediğiniz devlette durum bu, maalesef...

Bu millet, dilini de, dinini de, milliyetini de cumhuriyet ve Atatürk sayesinde öğrenmiştir... Camisine  de cumhuriyet sayesinde kavuşmuştur. Ama şimdi ona her cepheden saldırılıyor. Cumhuriyet sayesinde vekil olanlar bile "reklam arası" diye saldırıyor, cumhuriyeti beğenmiyorlar... Alın size Osmanlı; dili Farsça, Arapça, Türkçe karışımı bir uyduruk saray dili, halk ise anlamıyor... Dininden, Peygamberinden, milliyetinden habersiz bir cahiller sürüsü...
Buna mı öykünüyorsunuz?
Cumhuriyetin kıymetini bilin...
01Haziran 2015
A.Uğur Gökalp

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kızılcık Ağacı

IV- YURDUM HALLERİ

UĞUR BÖCEĞİNİN HİKAYESİ

BİRAZ DA DEVELERİ YOLSANIZ OLMAZ MI?

Küçük Kurşun Kalem

ÇİFTÇİ

MALİYECİLER ÜVEY EVLAT MI?

YAŞAMLA ÖLÜM ARASINDA İNCE BİR ÇİZGİ...

ÇANAKKALE