SOĞANIN TAHTI BİR YIL
Geçen akşam bakkala uğradım. Kasada beş altı soğan var, tartta şunları ver dedim; hepsini tarttı, tam bir kilo geldi.
Kaç lira, dedim.
Altı lira dedi…
Ne diyorsun sen? dedim.
Abi senin piyasadan haberin yok herhalde, dedi.
Beş liraya aldım, altı liraya satıyorum; bir lira da ben kazanmayayım mı?
Sadece, haklısın diyebildim.
Meğer piyasada kan gövdeyi götürüyormuş… Soğan Terör Örgütü (SO-TÖ) diye bir örgüt peydah olmuş, depolar basılıyor, soğan stoklayanlar içeri alınıyor, bizim bir şeyden haberimiz yok!... Hal böyle olunca ve de soğan altı liraya çıkınca düşünmeye başladım…
Meğer bu soğan dediğimiz şey, ne menem bir şeymiş.
Öncelikle, bir baş soğan, deriz ya... Ne başı ya, aslında kök değil mi soğan.
Bir kök soğan dememiz gerekmez mi? Niye baş diyoruz?
***
Hiç soğan ekmediysen veya soğan tarlası görmediysen, "erkek soğanı" nereden bileceksin?...
Erkek soğan olduğu gibi, bir de "soğan erkeği" var. Neyse, bunu geçelim, yoksa yazı çok uzayacak.
Erkek soğan, aslında çiçek açan, tohum veren soğandır.
Bu çiçek, olgunlaşarak tohuma dönüşür…
Eee o zaman, bu çiçek üremeyi sağlıyorsa neden erkek?
Dişi olması gerekmez mi?
***
Öte yandan, başka ilginçlikleri de var soğanın...
Örneğin, hem yaprakları ( yeşil soğan), hem kökü yenen başka bir sebze var mı?
Mesela patates, mesela domates ya da fasulye, salatalık, patlıcan???
Hem çiği, hem pişmişi yenen başka bir sebze var mı?
Aşağı yukarı her yemekte mutlaka olması gereken başka bir sebze var mı?
Peki, soğanın iki yılda soğan haline geldiğini biliyor musunuz?
Soğan genellikle 2 yıllık bir bitkidir.
Soğan tohumundan birinci yıl arpacık, ikinci yıl arpacığın ekilmesi ile de soğan oluşur. Hatta bazı soğanlar üç yıllıktır. Baş soğanın ekilmesi ile de soğan tohumu oluşur.
Gördünüz mü, ne kadar zahmetli bir üretim...
***
Soğan deyip geçmeyin, türkülere, oyun havalarına da konu olan başka bir sebze meyve yok soğan kadar...
Tarlaya ektim soğan, bitmedi yedi doğan... ( şimdilerde bunun yeni versiyonunu yapmışlar; tarlada söyleyerek horon tepiyorlar. Tarlaya ektim soğan, mahvetti bizi Erdoğan. Bu bana bir fıkrayı hatırlattı. Hani padişah her vergi artırdığında sadrazamını pazara gönderirmiş, bak bakalım halk ne diyor, diye... En son vergi artışında halk oynamaya başlayınca yeter, daha artırmayın demiş, ya...
Sanırım o noktaya geldik…
Benden hatırlatması...)
Bir başka türkü,
Soğan ekmek yiyelim dön gel Zeynebim dön...
Ya da Mahsuni' nin dediği gibi
Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana...
Başka da var mı, bilmiyorum...
***
Daha neler var soğan hakkında, soğandaki vitaminler, soğan kürü, nelere iyi gelir..
Bitmedi, ekonomi kitaplarına da girmiştir soğan...
Örümcek Ağı Teoremi veya Bolluk Paradoksu, tarım alanında fiyat ve miktar arasındaki bağlantıyı açıklamak için kullanılan iki önemli kavramdır.
Bakın buraya yazıyorum, seneye soğan 50 kuruş olacak; hatta üreticiler satamadıkları soğanları denize dökecekler... Eğer ekonomi bilimi yalan söylemiyorsa...
Onun için soğan stoklamaya kalkmayın, hem soğanın bir başka özelliği de saklanmaya tahammülsüz olmasıdır...
***
Bir de fıkra.
Temel eczacılık fakültesini bitirmiş, fakat eczane açacak parası yok...
Girmiş bir eczaneye:
- Beyefendi sizde soğan var mı?
Adam Temel'i başından savmış...
Temel bu, durur mu?
Her gün yeni saçma sorularla geliyormuş.
Bir gün eczacı Temel'e
-Kardeşim senin derdin ne, diye sormuş...
-Temel burayı bana sat, demiş.
Eczacı kurtulmak için lanet olsun, diyerek eczaneyi Temel'e satmış…
Birkaç gün sonra Eczaneyi satan adam eczaneden içeri girmiş…
Temel'e:
-Siz de soğan var mı, demiş...
Temel adama:
- Bizde soğan var da, senin reçeten var mı, demiş...
Evet, bundan sonra biz de soğanı reçete ile alacağız...
Şimdilik...
Haa .. Bir de, CHP ye bir teklifim var. Yeni Ekmeleddin'ler aramayıp, özüne dönsünler “Ekmek için Ekmeleddin” den vazgeçsinler.
“Ekmek İçin Soğan” daha güzel bir slogan, daha çok oy toplar.
12 Aralık 2018
A.Uğur GÖKALP

Yorumlar
Yorum Gönder