KÖY YUMURYASI



Oturduğumuz semte yakın bir köy var. 
Bir ay önce hafta sonu evde sıkıldık. 
Hanım: "hadi çıkalım, biraz dolaşalım, şu köye de bir uğrarız, köy yumurtası satıyorlar, hem de yumurta alırız" dedi...
"Tamam çıkalım" dedim, çıktık. 
Daha önceden tanıdığımız köy evinin önünde durduk; ben arabada bekliyorum, yaşlı teyze çıktı, hanımla sarıldılar hoş sohbet, Hanım önceden hazırlamış olduğu poşeti teyzeye verdi. Yumurta olup olmadığını sordu. "Torunlar geldi, onlara verdim, ama bir kaç tene daha var," dedi. 
İçeri girdi, içerden 5-6 yumurtayla döndü. Parasını almak istemiyor, neyse hanım zorla parayı verdi. Israr etti içeri gelin diye, girmedik, allahaısmarladık dedik, ayrıldık. 

5-6 yumurta neyimize yetecek derken, bir yüz metre gitmiştik ki, kapıda bir yazı    "Köy yumurtası bulunur." Hemen durdum, "bak burada da varmış, bir sor bakalım" , dedim. Hanım arabadan indi, demir kapıyı çaldı, bir bayan; gıcırdayarak kapı açıldı. Hanım "Köy yumurtası var mı?" diye sordu. Kadın da; "var," dedi. İçeri girdiler, bir müddet sonra, gazeteye sarılı bir koli yumurta ile çıktı. 30 TL ödedim, eve geldik. 
Açtım paketi , yumurtaları buzdolabına yerleştireyim dedim. Yumurtalar o kadar kirli ki sormayın. 
"Bunlar buzdolabına konacak gibi değil," dedim. Balkona koyduk...
Sabah yıkadık, köy yumurtası niyetine yedik, ama doğrusunu söylemem gerekirse, ben bir farklılık anlamadım. 

Neyse, bir hafta sonra Hanım yine,  "hadi gidelim köy yumurtası alalım" dedi, çıktık. Aynı yer, bir koli daha aldık,  yumurtalar yine aynı... Yumurtaların tavuk boku değmemiş iki parmağınla tutacak yeri yok.  Hanıma dedim ki, "Koy tereyağını tavaya, kır şunlardan ikisini." Kırdı...
Hanıma dedim ki, "Vallahi de billahi de bunlar köy yumurtası değil;  bunlar resmen marketten alınmış ve tavuk bokuna bulandırılmış, köyde satılan çiftlik yumurtası."
Hanım önce inanmadı bana, "ama tavukları gördün bahçede dolanıyorlardı, " dedi... 
"Eee onlar da süsü" dedim. 
Bizim de tavuklarımız vardı. Tavuğun yumurtladığı yere "folluk" denir. Folluk, otlarla samanla bir yuva gibi özenle yapılırdı. Tavuk yumurtlamadan önce orada 20-30 dakika oturur. Orası temiz, tavuğun rahat edebilmesi için titizlikle hazırlanırdı. 
Ben, çocukluğumda bizim follukta hiç ama hiç,  böyle boklu yumurta görmedim. 

Geçenlerde, berberde traş oluyorum. Müşterilerden biri de anlatıyor.
"Emekli oldum, yerleştim köye...5 tane ineğim var, 75 tane de tavuğum var, günde 45-50 yumurta alıyorum, onları satıp geçinip gidiyoruz..." dedi... 
Ben de bu olayı anlattım, böyle böyle oldu diye... 
Adam:
"Aynen abi, dedi, maalesef, köy yumurtası süsü vermek için, çiftlik yumurtalarını alıp, tavuk bokuna buluyorlar, elli kuruşa aldıkları yumurtayı bir liraya satıyorlar. Bizim köyde de var böyleleri, ben buna şahidim," demez mi?
Haydaaa!...

Ya, ağız tadıyla iki tane köy yumurtası yiyelim dedik, onun da içine mıçtınız!...

Sizin de anlayacağınız gibi,  bu toplum tepeden tırnağa boka batmış durumda...
Sonumuz HAYIR olur inşallah...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kızılcık Ağacı

IV- YURDUM HALLERİ

UĞUR BÖCEĞİNİN HİKAYESİ

BİRAZ DA DEVELERİ YOLSANIZ OLMAZ MI?

Küçük Kurşun Kalem

ÇİFTÇİ

MALİYECİLER ÜVEY EVLAT MI?

YAŞAMLA ÖLÜM ARASINDA İNCE BİR ÇİZGİ...

ÇANAKKALE