BİTLİS'TEN BURSA'YA
Maliye Bakanlığı’nda 1980 yılında göreve başladım. O yıllarda kitap bulmak, bilgiye ulaşmak gerçekten zordu. Mevzuatı öğrenebileceğin ortada derli toplu, basılı kitap ve dergi yoktu. Yeni yeni kitaplar basılmaya başladı. Rahmetli Yılmaz Özbalcı’nın kitapları çıktı. Vergi Usul Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu; Yorum ve Açıklamaları. (Ankara, 1982 Birinci baskı) Her biri birbirinden değerli yapıtlar. Bizim için İlaç gibiydi. Bu kitaplar tozlanmış ve sararmış olsalar da hâlâ kitaplığımın başucu eserlerinden. Uzun zamandır bakmıyordum. Bugün şöyle bir karıştırdım. Saman kâğıdına basılmış, yaprakları sararmış, özenle yer yer altlarını çizmiş, yanına notlar almışım.
İlginç belgeler var kitabımın arasında, hüzünlendim! Şöyle, o yılları hatırlamaya çalıştım. Kitabımın arasında 11 Ekim 1983 Salı günü “Bitlis Birlik” Gazetesi; gazete dört sayfa, birinci sayfanın yarısı bizden bahsediyor. “ Vergi Denetiminde Yıldırım Harekâtı Başladı.” 1983 yılı yaz programında İzmir Grubundan Üstadım Hüsnü Sayoğlu ile birlikte Bitlis ve Tatvan turnesi.
Yıl 1984, Turne programımız belli oldu. Çalışma konumuz vergi dairesi teftişi. Vergi dairesi: Bursa Defterdarlığı Yeşil Vergi Dairesi. Hazırlıklarımı yaptım. Bursa’ya vardım. İstanbul Grubundan, İzmir Grubundan gelen üstatlarımız da var; en kıdemsizleri benim. Vergi dairelerinin bulunduğu binanın en üst katı misafirhane diye ayrılmış; bir odada birkaç kişi birlikte kalıyoruz. İzmir Grubundan Ferit Gültekin Üstadımla birlikte Yeşil Vergi Dairesinin teftişine başladık, yaklaşık dört ay sürdü.
Bir belge de Bursa’dan;
Bursa Defterdarlığı Yeşil Vergi Dairesi Müdürlüğünden; Tarih 21 Eylül 1984…
20-25 ve 26 Haziran 1984 tarihinde Ankara’yla 13 59 49 no’lu özel telefonla görüşmüşüm. Bu özel konuşmamın her birinin bedeli 1.620 TL den toplam 4.860 TL. Bu tutarı PTT Müdürlüğüne ödenmek üzere vergi dairesi mutemedi Cemal Kavlak’a makbuz karşılığında teslim etmişim. Gözlerim nemlenmedi dersem yalan olur…
Bırakınız mükellefle yemeyi içmeyi, dairenin telefonuyla yaptığımız özel konuşmaların parasını dahi devlete ödetmeyen, cebimizden ödeyen bir mesleğin mensubu olduğum için gurur duyuyorum. Ne iyi etmişim de bu belgeyi saklamışım; bu günleri düşününce, bu belgenin benim için önemi daha da artıyor.
Sadece ben mi, hepimiz böyleydik. Mesleğe kılı kırk yararak seçilirdik. Sabah ve öğleden sonra olmak üzere üç gün süren, çok zor yazılı sınavlardan sonra sözlü sınav ve üç yıllık bir staj ve eğitimden sonra, yeterlik sınavı. Bizi yetiştiren ve bize bu disiplini, dürüstlüğü, saygınlığı kazandıran ailem, öğretmenlerim ve üstatlarıma ne kadar teşekkür etsem azdır.
Bu güzel kurumlar; Gelirler Kontrolörlüğü, Hesap Uzmanlığı ve Maliye Müfettişliği artık yok. Devletin birçok kurumuna bürokrat yetiştiren, kendi aralarında tatlı bir rekabet olan bu güzel kurumlar, bunlar da tarihin sayfalarında yerini aldılar.
Biliyorum ki meslektaşlarımın bu konuda birçok anısı ve söyleyecek sözleri vardır...
A.Uğur GÖKALP
04.04.2017
Yorumlar
Yorum Gönder