Yurdum Halleri II

YURDUM HALLERİ -II-
Karayolları Genel Müdürlüğü Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30 maddesinin 5 numaralı fıkrası aynen şöyle diyor: 
“4046, 3465 ve 3996 sayılı Kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişime kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza GENEL HÜKÜMLERE GÖRE tahsil edilir.” 
Fıkradan anlaşıldığı üzere, şirkete sadece cezanın tahsil yetkisi verilmiş, ceza kesme yetkisi verilmemiştir. Tahsilat işlemlerinin de genel hükümlere yani ticari esasların tabi olduğu şekilde yapılması gerektiği belirtilmiştir.
İkinci önemli husus, maddenin 6 numaralı fıkrasıdır ve şöyledir.
“4046, 3465 ve 3996 sayılı Kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir.”
Evet bu fıkrada da açıkça görüyoruz ki, ücretsiz geçiş yapan araçların şirket tarafından en yakın trafik kuruluşuna bildirilmesi gerektiğidir. Buradan da anlaşılan cezanın trafik kuruluşunca kesileceğidir.  Trafik kuruluşunca düzenlenen ceza tutanağının şirkete gönderilmesi ve genel hükümlere göre de şirket tarafından tahsil edilmesidir.

Gelelim sorularımıza.
1. Uygulama bu şekilde mi olmaktadır? Tabii ki hayır. İhlalli geçişlerde 15 gün geçtikten sonra şirket doğrudan cezayı kesip, sisteme yüklemektedir. Ortada ne ceza tutanağı ne tebligat vardır… 
2. Dünkü yazımda 3 numaralı fıkrada yazıldığı gibi geçiş ücreti karayolları hesabına aktarılırken, ceza tutarı vergi dairesinde yani hazinede kalmaktaydı. Buradaki CEZA, neden şirkete gitmektedir? Ceza hukukçusu değilim, ancak cezayı sadece devlet verir ve devlet tahsil eder. Şahısların ya da şirketlerin alacağından dolayı mahkemeler ancak tazminata veya gecikme zammına veya faize hükmedebilirler. “Sana ceza verdim, bu cezayı A şirketine öde” şeklinde hukuk literatüründe ben bugüne kadar böyle bir şey görmedim. Devletin şirket lehine ceza kestiği görülmüş şey değildir.
3. İşletmesi A şirketine ait olan bir otoyoldan ücret ödemeden geçti diye neden trafik ceza keser? 
Ya da şöyle soralım devlet bu hizmeti karşılığında otoyol işleticisinden bir bedel alır mı? Eski hükümde 10 katı cezanın üstünde kesilen cezanın %60 ı hazine payı olarak şirket tarafından vergi dairesine yatırılırken, bu işlemden vazgeçilmiştir. O zaman devlet özel şirketin ihlalli geçişlere ait alacağı için neden ücret almadan şirkete hizmet eder? 
A şirketine ait otoparka girip, para vermeyen kişiye, devlet ücretini ödemeden park ettiği için ceza yazıyor mu? 
O zaman neden otoyoldan ücretini ödemeden geçen kişiye ceza yazıyor ve bu parayı da şirket tahsil ediyor? 
Ya da şöyle soralım; devlet, A. Fırınından ekmek alıp ücretini 15 gün içinde ödemeyen adama, ekmeğin fiyatının dört katı ceza yazıyor mu?... Fırıncı alacağını hangi hukuki yollarla tahsil ediyorsa, otoyol işleticisi şirket de alacağını aynı yolla takip etmesi gerekmez mi?
4. Bu şekilde tahsil edilen ceza tutarı ne kadardır ve garanti geçiş sayısının hesabında değerlendiriliyor mu?

İşletilmesi özel şirkete ait olan ve en son hizmete giren Ankara- Niğde otoyolun 2021 yılı ücreti aşağıdaki gibidir.
1.sınıf araçlar 144,50 TL 2. Sınıf araçlar 217 TL - 3. Sınıf araçlar 260 TL- 4. Sınıf araçlar 332 TL- 5. Sınıf araçlar 405 TL 
6. Sınıf (motosiklet) 36,50TL

Bize ne bu fiyatlardan demeyin, eğer aracınız birinci sınıfsa 144,50 TL yerine 722,50 TL ödemek zorunda kalırsınız.
Ha! Bu eğer geçersek ödeyeceğimiz tutar, geçmediğimizde ne ödeyeceğimizi ben de hesaplayamadım. Çünkü, ne kadar geçiş garantisi verildi, bu konuda bir bilgi yok.
 A.Uğur GÖKALP
06.01.2021

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kızılcık Ağacı

IV- YURDUM HALLERİ

UĞUR BÖCEĞİNİN HİKAYESİ

BİRAZ DA DEVELERİ YOLSANIZ OLMAZ MI?

Küçük Kurşun Kalem

ÇİFTÇİ

MALİYECİLER ÜVEY EVLAT MI?

YAŞAMLA ÖLÜM ARASINDA İNCE BİR ÇİZGİ...

ÇANAKKALE