Meraklısına Bir Kitap: Uruk Aslanı Gılgameş
Bu roman insanlığın kurduğu ilk yüksek kültürün renkli bir tablosudur. Gılgameş destanı, dünyaya yazılı olarak tanıklık eden en eski eserdir; arkaik duyguları ve özlemleri, tanrı ve insan birliğini, dünya ve evren, doğa ve kültür arasındaki uyumu canlı bir şekilde tasvir eder.
Uruk Kralı Gılgameş muhtemelen MÖ. 2800-2500 yılları arasında ülkeyi yönetmiştir.
Gılgameş, en yakın arkadaşı, dostu ve yardımcısı Enkidu'nun ölümünü bir türlü kabullenemez ve Mutlular adasına giderek ölümsüzlük otundan tatmak için, sonsuz yaşamı aramaya kalkar; krallığını bırakır, Uruk'u terk eder ve yollara düşer; gece gündüz çok zorlu uzunca bir yol kat ettikten sonra Hancı Kadın Siduru'ya rastlar. Per perişan bir halde, üstü başı yırtılmış bir durumdadır. Olanları Siduru'ya anlatır; Siduru Gılgameş'e şöyle der:
"Daha nereye kadar gitmek istiyorsun Gılgameş? Bozkırda gece gündüz dolaşsan ve sonunda hedefine varmayı hayal etsen bile, aradığın yaşamı asla bulamayacaksın. Tanrılar her şeyi böyle yarattılar. Ölümü insanlara layık gördüler ve sonsuz yaşamı kendilerine aldılar. İnsanlar ve tanrılar arasındaki kader dağılımı böyledir işte, bahtına küsmek veya kaderini değiştirmeye çalışmak insana bir fayda getirmez. Sen bir insansın Gılgameş, hayatının tadını çıkarmaya bak! Leziz yiyeceklerden bol bol yiyerek karnını doldur, tatlı içeceklerle ruhunu neşelendir ve var olduğun için sevin. Yaşadığın her yeni günü bir bayram olarak kabul et. Sana bir defalığına verilmiş bir hediye gibi zevk al ondan. Her gün bir tek defa yaşanır, diğer günlerle kıyas bile edilemez. Dün ve bugün arasında, dolayısıyla da yaptıkların ve yapmayı arzuladıkların arasında mukayese yapacak olursan, çok büyük bir hataya düşersin. Çünkü gereğinden fazla düşünen ve endişelenen bir insan, yaşadığı anın güzelliğini gözden kaybeder. Bu anda zevk alıp mutlu olmak varken, asla gerçekleşmeyecek boş hayaller peşinde koşmak niye? Yaşamın anlamı ıstırap çekmek değil, aksine mutluluk, aydınlık ve sınırsız bir evet olmalı. Her günü olduğu gibi kabul et, her günün tadını çıkar, her geceden zevk al, her geceyi bir şölen havasında kutla. Ye, iç, dans et ve oyna, elbiselerini ve kendini temiz tut, göğsünde yatan kadını mutlu et ve sen de onun vücudundan zevk al. Ancak ve ancak budur insanların tutkusu"...
Gılgameş bu öğüdün üzerine ne mi yapmış!...
...
A. Uğur GÖKALP
05.08.2020

Yorumlar
Yorum Gönder