Oyuncak


Hanım "biraz ceviz kırıp aylıklar mısın?" dedi. Her ceviz kırdığımda küçükken yaptığım oyuncak aklıma gelir. O yıllarda mantar tabancasından ve bilyeden başka oyuncak yoktu. Herkes kendi oyuncağını kendi yapardı. Uçurtma yapardık, tellerden araba yapardık. Herkesin cebinde bir çakısı olurdu; kara kemik saplı, sivri uçlu, Sivas çakısı... 
Taze söğüt dallarından düdük yapardık. Bir de cevizden böyle bir oyuncak yapardık. 
Hatırladınız mı? 
Adı neydi bunun?
***
ÇOCUKLUK
Affan Dede’ye para saydım,
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var, ne adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiçbir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.

Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!
CAHİT SITKI TARANCI

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kızılcık Ağacı

IV- YURDUM HALLERİ

UĞUR BÖCEĞİNİN HİKAYESİ

BİRAZ DA DEVELERİ YOLSANIZ OLMAZ MI?

Küçük Kurşun Kalem

ÇİFTÇİ

MALİYECİLER ÜVEY EVLAT MI?

YAŞAMLA ÖLÜM ARASINDA İNCE BİR ÇİZGİ...

ÇANAKKALE